DOLAR 8,5611
EURO 10,1271
ALTIN 495,32
BIST 1.360
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 33°C
Az Bulutlu
Ankara
33°C
Az Bulutlu
Per 33°C
Cum 33°C
Cts 32°C
Paz 34°C

BAHÇELİ: BRE UTANMAZLAR! 128 MİLYAR DOLARI BIRAKIN DA 104 EMEKLİ AMİRALİN BİLDİRİSİNİN HESABINI VERİN

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “CHP, İP, HDP ağız birliği etmişçesine 128 milyar doların akıbetini sorguluyor. Bre utanmazlar, 128 milyar doları bırakın da 104 emekli amiralin 4 Nisan bildirisinin hesabını verin. Çünkü alayınız işin içindesiniz. Aradığınız para devletin kasasında, peki siz neredesiniz” dedi. Bahçeli, yeni anayasa çalışmaları için CHP ve İYİ Parti’ye “Gelin bu sürece siz de destek verin, gelin bu onurun içinde sizde yerinizi alın, el birliği yapalım” çağrısı yaptı.

BAHÇELİ: BRE UTANMAZLAR! 128 MİLYAR DOLARI BIRAKIN DA 104 EMEKLİ AMİRALİN BİLDİRİSİNİN HESABINI VERİN
21.04.2021
18
A+
A-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “CHP, İP, HDP ağız birliği etmişçesine 128 milyar doların akıbetini sorguluyor. Bre utanmazlar, 128 milyar doları bırakın da 104 emekli amiralin 4 Nisan bildirisinin hesabını verin. Çünkü alayınız işin içindesiniz. Aradığınız para devletin kasasında, peki siz neredesiniz” dedi. Bahçeli, yeni anayasa çalışmaları için CHP ve İYİ Parti’ye “Gelin bu sürece siz de destek verin, gelin bu onurun içinde sizde yerinizi alın, el birliği yapalım” çağrısı yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisini grup toplantısında konuştu. Devlet Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

FEZLEKELERİN KARARA BAĞLANMASI TERÖRLE MÜCADELEDE KAMÇILAYICI İŞLEV GÖRECEK: Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize musallat olan gelişmeler karşısında en önemli direnç ve dayanma gücümüz, yüreklerinin vatan ve millet sevgisi ile dolu olduğunu düşündüğüm siz muhterem milletvekillerinin yüksek iradesinde saklıdır. Aziz milletvekillerinin verecekleri her kararda mensubu oldukları Gazi Meclis’in tarihine, şerefine, namusuna ve anlamına uygun hareket edeceklerine olan inancım tamdır.  Meclis’i gazi, varlığı gazi, devleti gazi olan bir milletin ve onun aziz temsilcilerinin teröre ve hıyanete bulaşmış, Türkiye düşmanlarıyla el ele vermiş siyasi bölücülere göz yumması da düşünülemeyecektir. TBMM’de biriken fezlekelerin bir an önce görüşülerek karara bağlanması terörle mücadelede teşvik edici ve kamçılayıcı bir işlev görecektir. Bu Meclis’te meşru her görüş demokratik sınırlar çerçevesinde tıpkı 1920’li yıllarda olduğu gibi özgürce seslendirilmelidir. TBMM, Türk milletinin irade ve egemenliğinin temsil kurumudur. Milli hassasiyetlerin, milli gayelerin, milli birlik ve kardeşliğin ana karargâhı burasıdır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milletin önünde ve üstünde bir güç yoktur. Hiçbir bölücü odağın, terörizme yardım ve yataklık yapan hiçbir menfur oluşumun, Mehmetlerimize kasteden, vatan evlatlarına kurşun sıkan hiçbir hain örgüt uzantısının Gazi Meclis’te yeri olamaz, demokrasi adına söyleyecek tek bir sözleri dahi bulunamaz. TBMM’de eşkıyanın hükmü değil milletin hükmü geçerlidir. Dün yedi düvele meydan okuyan, en buhranlı anlarda, en ağır şartlarda bile demokrasinin erdeminden ayrılmayan Gazi Meclis’te her fikre cevaz vardır, ama ihanete, bölücülüğe, bölünmeye icazet yoktur, izin yoktur, fırsat yoktur.

ANAYASA İHTİYACININ GEREĞİNİ MÜŞTEREKEN YAPMAK LAZIMDIR: Maalesef son 60 yıla damga vuran darbe anayasaları millet ve devlet hayatının işleyişini adeta kilitlemiş, siyasi ve hukuki kutuplaşmaları tetikleyip beslemiştir. Türkiye’mizin yepyeni, sivil nitelikli, geniş katılımlı, toplumun her kesimini içine alacak, tüm düşünce ve eğilimleri kapsayacak bir anayasaya ihtiyacı olduğunu görmek, bunun da gereğini müştereken yapmak lazımdır. Teferruattan arındırılmış, yalın ve anlaşılır, hükümleri arasındaki çelişkilerden ayıklanmış, kısa, net, milli ve manevi hayatımızın esaslarını kavramış, bize özgü, bizi yansıtan, gelecek ile geçmişi temerküz etmiş, gerekçeleriyle gerçekleri yakalamış bir anayasayla Cumhuriyetimizin yüzüncü yıldönümünü kucaklamamız kaçınılmaz milli bir görevdir. Bu tarihi göreve MHP ön şartsız hazırdır. Bu ihmal edilemez görevin şuuru Cumhur İttifakı’na ziyadesiyle hâkimdir.

PARLAMENTER SİSTEM DİBİ BOYLAMIŞTIR: Anayasa konusunu günlük siyasi çekişmelerin, değersiz polemiklerin, köksüz anlaşmazlıkların dışında tutmalıyız. Siyasi partilerden, mesleki ve sivil toplum kuruluşlarından, fikir ve düşünce hayatımızı yönlendiren çevrelerden yeni anayasaya karşı çıkan, itiraz eden, ayak sürüyen henüz görülmemiştir. Herkes ittifakla darbe anayasasından rahatsızlığını dile getirmekte, yeni bir anayasanın yazılması gerekliliğine vurgu yapmaktadır. O halde bazı siyasi zihniyetlerin sudan sebeplerle oyun bozanlık yapmaları hem nalına hem mıhına vurmaları tutarsızlık ve samimiyetsizlik değildir de nedir? CHP’nin kaçak güreşmesi, İP’in ucuz bahanelerin ardına saklanması nasıl yorumlanmalı, nasıl okunmalıdır? Milletimizin istek ve iradesine sırt dönmek, kabaran beklentilere kulak tıkamak, sorarım sizlere, siyaset ve demokrasi adabının neresiyle bağdaşmaktadır? PKK uzantılarıyla anayasa masası kurup taslak metin hazırlayan CHP ve İP’in milli ihtiyaca dönen meşru anayasa hazırlık sürecine bigâne kalması hangi anlayışın, hangi arayışın, hangi ahlakın ürünüdür? Üstelik anayasa meselesini güçlendirilmiş parlamenter sistem talep ve teklifiyle işin başından itibaren baltalama çabası sorumsuzluk değil midir? Yanlış değil midir? Parlamenter Sistem denenmiş ve dibi boylamıştır. Konu demokratik vasıtalarla kapanmıştır.

CHP VE İYİ PARTİYE ÇAĞRI “EL BİRLİĞİ İLE YAPALIM”: Allah’ın izniyle yakın bir tarihte çalışmalarımız nihayete erecek, ortak akılla ve Cumhur İttifakı’nın ortak iradesiyle milletimizin şanına, şöhretine, vasfına, vakarına, varlığına müstahak bir anayasa hazırlık süreci inşallah tamamlanmış olacaktır. CHP’ye sesleniyorum, gelin bu sürece siz de destek verin. İP’e sesleniyorum, gelin bu onurun içinde siz de yerinizi alın. El birliği yapalım, güç birliği yapalım, darbe anayasasından aziz milletimizi kurtaralım. İstikbalin rotasını çizecek yeni bir sayfa açalım. Unutulmasın ki birlikten muzafferiyet, bencillikten mağlubiyet doğar. Gelin mağlubiyet yaşamayın, gelin mahcubiyet duymayın.

YUNAN BAKAN TÜRK PENÇESİNİ YEMİŞTİR: Densiz Dendias’ın ağzının payını veren, haddini bildiren ve gevşeyen ayarlarını sıkıştıran Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nu huzurlarınızda yürekten tebrik ediyorum. Basın toplantısı öncesi Sayın Çavuşoğlu’na, mevkidaşının anladığı dilden konuşması hususunda talimat veren Sayın Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımı sunuyorum. Türkiye’nin itibar ve saygınlığını gölgelemeyi aklından geçiren Yunan Bakan sert kayaya çarpmış, parmak sallayım derken Türk pençesini yemiştir. Anlaşılan Türkiye’nin Akdeniz’de meşgul edilmesi planlanmaktadır. Bize göre buradaki hedef, Rusya ve Ukrayna gerilimindeki sağlam duruşumuzu bozmak, Doğu ile Batı arasındaki dengeli tutumuzu budayarak bir tercihe zorlamaktır. Yunanistan’ın maşalık ve korsanlığa soyunması, bu ülkenin Dışişleri Bakanı’nın olay çıkarmak niyetiyle Türkiye’ye gelmesi önü arkası düşünülmüş, diplomatik teamüllerle ters düşmüş ucuz bir oyundur.

EMEKLİ AMİRALLERİN BİLDİRİSİ KARANLIK PLANIN İLK HALKASIDIR: Akdeniz ve Karadeniz’de Türkiye’nin milli güvenliği risk ve tehditlere maruz kalmışken, 104 emekli amiralin bildirisi bize göre karanlık bir planın ilk halkasıdır. Türkiye’nin mavi vatanında her zamankinden fazla tedbirli ve kuvvetli olması gerekirken, 4 Nisan bildirisinin Deniz Kuvvetleri’mizi töhmet altında bırakması, donanmamız üzerine gölge düşürmesi iç ve dış bağlantıları olan ahlaksız bir tertiptir. Bu tertibe sahip çıkan kim varsa Yunanistan’ın hizasındadır. Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk’un, 4 Nisan darbe çağrısının mertçe kaleme alındığını bir gazete aracılığıyla açıklaması ise tam manasıyla namertliktir. Emekli amirallerin bildirisini anayasal hak gören, düşünce özgürlüğüyle izah eden cunta sevdalıları, demokrasi muhalifleri, neyin ön hazırlığıyla, hangi amaçların propaganda faaliyetleriyle tembihlenmişlerdir? Her puslu dönemde, yargıya yuvalanmış bir ucubenin ağzını açması, nifak saçması nereye kadar olağan karşılanacaktır? 2007 yılındaki Cumhurbaşkanı seçimini mimarı olduğu 367 düğümüyle krize sokan Kanadoğlu’ndan sonra şimdi de devreye beyni sulanmış Yargıtay eski Başkanı mı girmiştir?

ARADIĞINIZ PARA DEVLETİN KASASINDA: Belli merkezlerde projelendirilip kamuoyuna servis edilen ‘128 milyar dolar nerede’ sorusu, ihanetin ve melanetin maskesi olarak mı kullanılmaktadır? Hazine ve Maliye Bakanı ‘kaybolan para yok’ diyor, Merkez Bankası Başkanı aynı şeyi söylüyor, üstelik somut ve rasyonel veriler de bu ifadeleri doğruluyor, ne var ki CHP, İP, HDP ağız birliği etmişçesine 128 milyar doların akıbetini sorguluyor. Bre utanmazlar, 128 milyar doları bırakın da 104 emekli amiralin 4 Nisan bildirisinin hesabını verin. Çünkü alayınız işin içindesiniz. Aradığınız para devletin kasasında, peki siz neredesiniz?  Hz. Ömer, utanması olmayanın kalbi ölüdür, demişti. Bunların siyasetleri de kalpleri de iflas etmiştir. Mertlikleri ise sıvası dökülmüş kerpiç duvar gibidir. İşi gücü bırakıp gece yarısı bildirisi yayımlamak, sonra da metin değiştirilmiş, haberim yoktu, nasıl olduğunu bilmiyordum, diyerek kıvırmak mertlik değildir. Mertlik, demokrasiye sahip çıkmaktır. Mertlik, milli iradeye sadakat göstermektir. Mertlik, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü savunmaktır. Mertlik, Yargıtay eski Başkanı’nda olmayan, zillet ittifakında görülmeyen haslet ve davranış kalıbıdır.

ANAYASA MAHKEMELERİ HER YERDE ÇIBANBAŞI: Anayasa Mahkemeleri her yerde çıbanbaşı, her yerde sorun kaynağıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’nin bu ilkel kararından dönmesi inancımıza ve insanlık onuruna saygının bir gereğidir. Mübarek Ramazan ayında, söz konusu mahkeme kararını kınıyor, asıl laikliğe aykırılığın bu mahkemenin varlığında ortaya çıktığını buradan ifade ediyorum.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.