DOLAR 7,5684
EURO 9,0200
ALTIN 412,96
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 16°C
Az Bulutlu
Ankara
16°C
Az Bulutlu
Cts 14°C
Paz 6°C
Pts 8°C
Sal 10°C

CHP BİLİM PLATFORMU: YAŞLILARIMIZ YOKSULLUK, YALNIZLIK VE İHMALLERLE KARŞI KARŞIYA

CHP Bilim Platformu, Türkiye’deki yaşlıların sorunlarına ve yaşlı politikasındaki hatalara ilişkin kapsamlı bir rapor hazırladı. Raporda, “Türkiye’de en yoksul kesim yaşlı kadınlardır. Kadınların eşit eğitim ve istihdam fırsatlarına sahip olmamaları, erkeklerle aralarında ücret farklılıkları olması, kadınların emeklilik gelirlerinin daha düşük olması ve hatta sosyal güvenlik haklarından daha sık mahrum olmaları, yaşlılıklarında yoksulluk içinde yaşamalarına neden olmaktadır” denildi.

CHP BİLİM PLATFORMU: YAŞLILARIMIZ YOKSULLUK, YALNIZLIK VE İHMALLERLE KARŞI KARŞIYA
23.10.2020
15
A+
A-

CHP Bilim Platformu, Türkiye’deki yaşlıların sorunlarına ve yaşlı politikasındaki hatalara ilişkin kapsamlı bir rapor hazırladı. Raporda, “Türkiye’de en yoksul kesim yaşlı kadınlardır. Kadınların eşit eğitim ve istihdam fırsatlarına sahip olmamaları, erkeklerle aralarında ücret farklılıkları olması, kadınların emeklilik gelirlerinin daha düşük olması ve hatta sosyal güvenlik haklarından daha sık mahrum olmaları, yaşlılıklarında yoksulluk içinde yaşamalarına neden olmaktadır” denildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel başkanlığındaki CHP Bilim Platformu tarafından Türkiye’deki yaşlı sorunları, yaşlı politikasındaki hatalar, Covid-19 sürecinde bu sorunların derinleşmesi ve Türkiye’de nüfusun hızla yaşlandığı ve buna yönelik alınması gereken önlemlere dair kapsamlı bir “Politika Notu” hazırlandı.

KILIÇDAROĞLU İLE TOPLANTI YAPILDI

CHP’nin ne yapacağının da ne yapacağının da anlatıldığı rapor hazırlanırken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlık ettiği bir toplantı düzenlendi. Toplantıda konuyla ilgili uzmanlar, akademisyenler ve diğer STK temsilcileri ile bilgi alışverişi yapılarak, sorunun bütün boyutları ele alındı.

Rapordan bazı tespit ve veriler şöyle:

2080 YILINDA NÜFUSUN DÖRTTE BİRİ: Türkiye’de 2019 yılında her 100 kişiden 9’u, 65 yaş veya üzerinde. Dünya genelinde 1950’den bu yana yaşlı nüfus oranı 2,5 kat artarken, Türkiye’de bu oran 5 kattan fazla arttı. Yaşlı vatandaşların 2023 yılında ülke nüfusunun yüzde 10,2’sini, 2040 yılında yüzde 16,3’ünü, 2080 yılında ise yüzde 25’ini oluşturması beklenmektedir. 2019’da yaşlı bağımlılık oranı yüzde 13,4. Bu oranın 2030’da yüzde 19,6’ya, 2080 yılında ise yüzde 43,6’ya çıkması beklenmektedir.

ÇÖZÜM ÜRETİLMİYOR: Toplumun hızla yaşlanmasına rağmen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin gerekli politikaları ve tedbirleri hayata geçirmediği, kalıcı kurumsal çözümler üretmediği görülmektedir. Oysa bu demografik durum, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri harcamalarında büyük artışlara neden olacak. Yaşlılar ve yaşlı bakımına dair çok ciddi stratejik planlama eksikliği, kaynak yetersizliği ve koordinasyonsuzluk mevcut. Var olan politikalar yaşlılığı bir muhtaçlık ve bağımlılık durumu olarak görüyor. Hizmetlerin çoğu arz değil talep odaklı, kurumlara ve başvuru mekanizmalarına ulaşmakta ya da bilgi almakta zorlanan yaşlı vatandaşlarımız hizmetlerden mahrum kalmakta. Kırsal alanda bu hizmetlere ve kaynaklara erişimde özellikle sıkıntı yaşanmaktadır.

EMEKLİLERİMİZ İNSAN ONURUNA YARAŞIR EMEKLİ MAAŞI ALACAK: CHP, yaşlılarımızın emeklilik dönemlerini diledikleri gibi, huzur içinde geçirmelerini sağlayacaktır. Bunun için aynı koşullarda çalışmış olduğu halde farklı ücret alanların emekli maaşlarının arasındaki uçurumlar kapatılacak, emekli maaşı her yaşlımızın insanlık onuruna yaraşır bir yaşam süreceği seviyeye getirilecektir. Hiçbir yaşlı vatandaşımız, kendi dilemediği sürece, ağır koşullarda ve güvencesiz olarak çalışmak zorunda kalmayacaktır. Çalışmak isteyen yaşlılarımızın kendi fiziksel koşullarına ve ihtiyaçları uygun iş bulmalarına yardımcı olunacak, dileyen yaşlılarımıza yeni teknolojik gelişmelere uygun eğitim fırsatları sunulacaktır. Yaşlı vatandaşlarımızın iş gücü piyasasında karşılaşabilecekleri her türlü önyargı ve ayrımcılığı engelleyecek düzenlemeler yapılacaktır.

SAĞLIK PERSONELİNDE SIKINTI YAŞANIYOR: Türkiye’de yatılı kurumsal bakım hizmetleri temel olarak, bakanlığa, belediyelere ve özel kurumlara ait huzurevleri, yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinden oluşuyor. Kurumlarda kalan yaşlıların oranı ülkemizdeki tüm yaşlı vatandaşların yüzde 1’inden azdır. Buna rağmen Bakanlığa ait kurumlarda kalmak için sıra bekleyen çok sayıda kişi vardır. Sağlık personeli ve uzman yardımcı personelin niteliği ve niceliği konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Yaşlı bakımı, eğitim ve uzmanlık gerektiren bir alan olduğu halde bu görevler, kısa dönemli eğitimler almış kişiler tarafından gerçekleştirilmekte. İhtisaslaşmış kurumların ve alternatif hizmet modellerinin yokluğu da bir Türkiye’de kurumsal bakım hizmeti açısından bir sorun teşkil etmekte. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından evde bakım hizmeti için verilen yardım ise belirli bir engellilik düzeyi üzerinde olmayı ve ailenin gelirinin çok düşük olmasını gerektirmektedir. Bu yardım yaşlı vatandaşa yakın çevresinden bir kişinin bakması şartı ile, başka herhangi bir destek, eğitim ya da sosyal güvence olmaksızın verilmektedir.

TÜRKİYE’DE EN YOKSUL KESİM: Aile içinde yaşlı bakımı üstlenenlerin yarısından fazlasını kadınlar oluşturuyor. Evde bakımı aile bireylerin üzerine yıkılması, Türkiye’de kadınların istihdama katılımını olumsuz etkilemekte. Evde bakım yardımının yalnızca çok muhtaç ailelere veriliyor olması, pek çok ailede kadınların bu görevi ücretsiz olarak yerine getirdiği anlamına gelmekte. Türkiye’de en yoksul kesim yaşlı kadınlardır. Yoksul yaşlıların yarısından çoğunu kadınlar oluşturmaktadır. Kadınların eşit eğitim ve istihdam fırsatlarına sahip olmamaları, erkeklerle aralarında ücret farklılıkları olması, kadınların emeklilik gelirlerinin daha düşük olması ve hatta sosyal güvenlik haklarından daha sık mahrum olmaları, yaşlılıklarında yoksulluk içinde yaşamalarına neden olmaktadır. Türkiye’de tek başına yaşayan 1.5 milyon yaşlı vatandaş vardır. Bunların üçte ikisini kadınlar oluşturmaktadır.

YAŞLI ÇALIŞANLARIN YÜZDE 92’Sİ KAYIT DIŞI: Türkiye’de yaşlılar içindeki yoksulluk oranı yüzde 20’ye yaklaşmıştır. Ücretlerin düşük olması ve güvencesiz çalışmanın yaygınlığı, emekli maaşlarının aktif çalışma döneminden düşük olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle yaşlı vatandaşlar emekli olsa da çalışmaya devam edebilmektedir. 2019 yılı itibarıyla 65 yaş üstü 851 bin kişi istihdamdadır. Fakat kayıt dışı çalışanlar göz önünde bulundurulunca bu sayının daha çok olduğu düşünülmektedir. İstihdamda olduğu bilinen yaşlı vatandaşlarımızın yüzde 92’si kayıt dışı olarak çalışmaktadır.

SALGINDA AYRIMCILIK ARTTI: Salgın sürecinde tedbirler için yapılan açıklamalarda yaşlı vatandaşların en riskli grup olduğuna ve yaşamını kaybedenlerin çoğunun yaşlı olduğuna yapılan vurgular, bu vatandaşlarımızın toplumun geri kalanı için tehlike arz ettiği algısına ve yaşlılara karşı ayrımcı davranışların artmasına yol açmıştır. 65 yaş üstü kişiler için sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, yüzbinlerce yaşlı vatandaşımızın çalışmakta olduğu göz ardı edilmiştir. Bu vatandaşlarımız işlerine gidememe ve gelirlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Kısa çalışma ödeneği gibi ekonomik tedbirler çalışmaya devam eden emekliler kapsamamaktadır.

CİDDİ PLANLAMA EKSİLİĞİ SÖZ KONUSU: Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri, yaşlanan toplumumuzun gereksinimleri konusunda 18 yıldır gerekli politikaları ve tedbirleri hayata geçirmemiş, kalıcı bir kurumsal çözüm üretme yolunda adım atmamıştır. Yaşlılarımız ve yaşlılarımızın bakımı ile ilgili politikalarda çok ciddi bir stratejik planlama eksikliği, kaynak yetersizliği ve koordinasyonsuzluk söz konusudur. AKP rejimi, ülkemizin hızla yaşlanan nüfusunun ihtiyacı olacak altyapıyı hazırlama, insan kaynaklarını oluşturma ve maliyetlerin karşılanması konularında öngörüsüz ve hazırlıksız olduğunu tescil etmiştir. Konuya dair uzun vadeli hedefler belirleyerek kurumsal kapasiteyi geliştirmek yerine, kısa vadeli çözümlerle anlık krizleri atlatmaya çalışmaktadır. Yaşlanan nüfusa dair stratejik planlama geliştirmeyen AKP rejimi, yaşlılarımızı ve ailelerini sorunlarıyla baş başa bırakmıştır.

YAŞLILARA HİZMETLERDE EŞİTSİZLİK VE KOORDİNASYONSUZLUK HAKİM: AKP’nin yaşlılığı muhtaçlık ve bağımlılık olarak gören yaşlanma anlayışı, yaşlılar arasındaki yaş, cinsiyet, aktiflik derecesi, gelir seviyesi ve deneyim çeşitliliğini görmezden gelmektedir. Var olan politikalar tek bir tür yaşlanmaya göre oluşturulmakta, yaşlılara yönelik hizmetlerde hizmet çeşitliliği bulunmamakta, yaşlıların bireysel özellikleri, tercihleri ve ihtiyaç durumları dikkate alınmamaktadır. Yaşlılara yönelik kurumsal ve evde bakım hizmetleri çeşitliliğe sahip olmamakla birlikte, çok parçalı ve ayrışıktır. Hizmetler, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, belediyeler, özel sektör, sivil toplum kuruluşları gibi farklı aktörler tarafından sunulmakta, fakat bu aktörler arasında herhangi bir koordinasyon ya da ortak izleme ve planlama mekanizması bulunmamaktadır.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.