DOLAR 8,5599
EURO 10,1331
ALTIN 495,52
BIST 1.360
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 33°C
Az Bulutlu
Ankara
33°C
Az Bulutlu
Per 33°C
Cum 33°C
Cts 32°C
Paz 34°C

CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU: İYİ Kİ ÇÖP KONTEYNERLERİ VAR

CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU: İYİ Kİ ÇÖP KONTEYNERLERİ VAR
08.09.2020
34
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP iktdarının ülkeyi ekonomik buhran içine soktuğunu söyleyerek, “Çöp konteynerleri iyi ki var. Çöp konteynerlerden bugün on binler geçiniyor. Oradan kağıt topluyor, meyve topluyorlar. 18 yıldır bu ülkeyi yöneten kişinin yönetiminden söz ediyorum” dedi. Kılıçdaroğlu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın vatandaşın güvenini kaybettiğini ve açılanan vaka, ölüm sayılarının gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak, salgını önlemenin yolunu açıkladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, telekonferans yöntemiyle düzenlenen Parti Meclisi toplantısının açılışında konuştu. Koronavirüs salgının arttığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, AKP hükümetinin bu sorunu çözemediğini açıkladı. Kılıçdaroğlu, önce bulaşın engellenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bulaşmayı engelleyecek önlemleri alacaksın. İkincisi, hastalık bulaştıysa onu tedavi edeceksin. Bu kadar basit.  Biz başlangıçta böyle yola çıktık. Şimdi yayılıyor. Hastaneler tıka basa dolu” dedi.

Kılıçdaroğlu, pandemi sürecinin başında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya güven olduğunu ancak Koca’nın sözlerine “Cumhurbaşkanımızın talimatıyla” diye başlamasıyla güvenin kaybolduğunu söyleyerek, “Cumhurbaşkanının talimatı olmaz ki, doktor mu? Erdoğan ne talimatı veriyor. Devletin saygınlığı yara aldı” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, açıklana vaka ve ölüm sayılarının gerçeği yansıtmadığına da dikkat çekerek, bunu bütün vatandaşların bildiğini sözlerine ekledi.

Türkiye’nin ekonomik bir buhran içinde olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu sorunun çözümünü açıklama çağrısında bulunarak, “Çöp konteynerleri iyi ki var. Çöp konteynerlerden bugün on binler geçiniyor. Oradan kağıt topluyor, meyve topluyorlar. 18 yıldır bu ülkeyi yöneten kişinin yönetiminden söz ediyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin borcunun giderek arttığını ve borcun borçla kapatıldığını kaydeden Kılıçdaroğlu, “18 yılda memleketi kim bu hale getirdi? CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, HDP mi getirdi? Türkiye Cumhuriyetini borç batağına kim soktu? Bu paralar nereye gitti, kim kullandı bu paraları?” diye sordu.

VARLIK FONU PARALEL HAZİNE 

Türkiye Varlık Fonu’nu “Erdoğan ve yakınlarının çiftliği” diye tanımlayan Kılıçdaroğlu, “Bu arada kamu sigorta şirketlerini de  Türkiye Varlık Fonu’na devrettiler, paralel hazine. Neden, çünkü Sayıştay denetlemeyecek. Tam bir çiftlik. Erdoğan, damadı ve yakınlarının çiftliği” dedi. Kılıçdaroğlu, vatandaşın Türk Lirası’na güvenmediği için de bankadaki parasını dolarda tuttuğunu vurguladı.

Gazeteciler Murat Ağırel, Hülya Kılınç, Barış Pehlivan, Müyesser Yıldız, HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğuna değinen Kılıçdaroğlu,  onları cezaevinde tutanın Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu söyleyerek, “Birinin telefon mu etmesi lazım? Trump’un araması mı lazım?” diye sordu.

Kılıçdaroğlu Parti Meclisi’nde ayrıca şunları söyledi:

TÜRKİYE EMPERYAL GÜCÜN SÖZCÜSÜNDEN TALİMAT ALMAYACAK: “Var olan hükümet, saray ve onun beslemeleri Türkiye’yi krizin içine sokabilir. Ama biz bilinçli olarak ülkemizin sorunlarını çözmeye kararlıyız. Dostlarımızla birlikte yapacağız. İşçimiz, çiftçimiz, esnafımızla birlikte yapacağız. Hiçbir emperyal gücün sözcüsünden Türkiye talimat almayacaktır. Bu onurlu ülkeyi yaşatmak da herkesin borcudur.

HASTANELER TIKA BASA DOLU: “Koronavirüs sürecinin yaşıyoruz. Vatandaşlarımız hayatını kaybediyor. Rakamların gerçek olmadığını herkes biliyor ama ne olursa olsun bizler hak, adalet, doğruluk için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bir devlet strateji, akıl, mantık, bilgi, erdemle yönetilir. Yarın ne olacağı kısa arlığı ile yönetilmez. Bir sorunla karşılaştığınızda sorunu çözmek için strateji belirlersiniz, yöntemleri belirlersiniz. Sorunu çözmüş olursunuz. Bu sorun ise iki ayaklı. Bulaşmayı engelleyecek önlemleri alacaksın. İkincisi, hastalık bulaştıysa onu te0davi edeceksin. Bu kadar basit. Biz başlangıçta böyle yola çıktık. Şimdi yayılıyor. Hastaneler tıka basa dolu.”

ERDOĞAN TALİMAT VERİYOR: “Olay ilk ortaya çıktığında eleştirmedik. Sağlık sorununu şöyle çözeceksiniz dedik. Bununla ilgili Bilim Kurulu var, eksiği ney? Sözcüsü yok. Vatandaş bunların çelişen sorunlarına tanık oldu. Sağlık sorunu ortaya çıkar, arkasından işsizlik ve yoksulluk gelir dedik. Çıktık tek tek anlattık. Hangi partiden olursa olsun, bu topraklarda yaşayan vatandaşlar için açık net söylüyorum. Bu süre içinde muhalefet yapmamaya, doğrulara yönlendirmeye çalıştık. Ama ne yazık ki bunlar olmadı. Sağlık Bakanı çıktı, her akşam belli saatlerde açıklama yapıyor. Şu kadar vatandaşımız öldü diye. Sağlık Bakanı da güvenini yitirdi. Neden ‘Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla’ diye başlıyor. Cumhurbaşkanını talimatı olmaz ki, doktor mu? Erdoğan ne talimatı veriyor. Devletin saygınlığı yara aldı. Bugün vaka ve ölüm sayıları gerçeği yansıtmıyor.”

5 MASKEYİ DAĞITAMADI: “Sağlık çalışanları tükenmişlik sendromu yaşıyorlar. Alınan önlemlerin yetersiz olduğunu ve hastanelerin tıka basa dolu olduğunu dillendiriyorlar. Bu süreçte kim ne derse desin, bütün sağlık çalışanlarına yürekten teşekkür etmek beni boynumun borcudur. Evlerine gitmediler, çocuklarını görmediler, mikrop kaptılar, çoğu sağlık çalışanımız hayatını kaybetti. Böyle bir tabloda sağlık çalışanlarına minnet borçluyuz. Peki siyaset ne yaptı?  18 yıldır ülkeyi yöneten bir kişi, 5 maskeyi dağıtamadılar. Sabah şöyle dağıtılacak, akşam eczaneler dağıtacak diye kararlar aldılar. 5 maskeyi dağıtamayan bir siyasal iktidarın bu ülkeyi buhrandan çıkarmasına imkan yok.”

UÇAKTA KDV’Yİ İNDİRDİ: “Erdoğan ekonomide neler yapılacağını pandemi sürecinde anlattı. ‘Uçak biletlerindeki KDV oranını yüzde 1’e indireceğiz, vatandaşıma müjde’ dedi. Sonra aynı Erdoğan karar aldı, ‘uçakla seyahat yasak’. Bu kadar basiretsiz bir yönetim Türkiye’ye gelmemiştir.”

SORUN BELLİ, ÇÖZÜM DE BELLİ: “Sorun belli, peki nasıl çözülecek? Sorunu yaşayanları çağır, dinle dedim. Nedir kahvecinin, esnafın, sanayicinin, okulların, öğretmenlerin, çiftçinin sorunu çağır dedik. Bunun adı Ekonomik, Sosyal Konsey. Anayasa’da yazıyor. Topla bakanlarını. Deki ‘Türkiye ciddi bir sorunla karşı karşıya. Siz sorunlarınızı dile getireceksiniz. Biz de çözeceğiz’. Bunu yaptı mı? Yapmadı. Kibirli, herkesi kölesi olarak görüyor. Bu mantıkla bir ülke felakete sürüklenir.”

KONTEYNERLERDEN ON BİNLER GEÇİNİYOR: “Bunlar yatsın kalksın CHP’li belediyelere şükretsin. Ülkede infial yoksak, CHP’li belediyelerin ayrım yapmadan, engellemelere rağmen hizmet götürmesindendir. Belediye hizmet veriyor, vatandaş katkıda bulunmak için para veriyor. Ona bile el koyuyorlar. Böyle bir devlet olur mu? Vatandaş hizmet bekliyor, sen yapamıyorsun, yapana da ‘sen de yapmayacaksın’ diyorsun. Bugün geldiğimiz nokta 10 milyonu aşkın işsiz var. Yoksulluk on binlerce çocuk yatağı aç giriyor. Çöp konteynerleri iyi ki var. Çöp konteynerlerden bugün on binler geçiniyor. Oradan kağıt topluyor, meyve topluyorlar. 18 yıldır bu ülkeyi yöneten kişinin yönetiminden söz ediyorum.”

SEN GÜÇLÜSÜN AMA MİLLET SENİ SANDIKTA GÖNDERECEK: “Şu tabloyu görüyor musunuz? Zeytinyağı, çocuklar için mama. Mağazada alarm takılmış, çalınmasın diye. Bir vatandaş neden mama çalar? Çocuğu yatağa aç girmesin diye. Türkiye bu tabloyu hak etmiyor. Bir kişi çocuğunu beslemek için mağazadan mama çalıyorsa, herkesin düşünmesi lazım. Bütün bu tabloya rağmen hala akıllarına başlarına almış değiller. Çalışırken, 5-6 bin lira alan kişiye şimdi aylık 1168 lira veriyorlar. Bu parayla kira verecek, çocuğunu okula gönderecek, evine ekmek getirecek. Erdoğan’a soruyorum, senin sarayında 1168 lira ila çalışan var mı? Sonra çıkıyorsun, ‘Türkiye güçlüdür’. Sen güçlüsün, sen. Ses çıkaran olursa hapse atıyorsun. Bu millet güçlüdür, sandıkla seni gönderecek.”  

TRUMP’A NİYE DAVA AÇMIYORSUN: “Türkiye borç batağında, saray ve beslemelerinin çiftliği gibi yönetiliyor. ‘Ben isteğim gibi yaparım, isteğim gibi yönetirim, ben güçlüyüm’ diyor. Sen güçlü değilsin. Güçlü insan gücünü toplum için harcar. Önümüzdeki 12 ayda 171 milyar dolar borç ödenecek. Bunu ödemek için borçlanmak zorundalar. Nereden bulacaklar bu parayı? Borç ödemek için yeniden borçlanacaklar.Türkiye Cumhuriyetinin bütçe açığı 139 milyar lira. Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı. Bunu kapatmak için de borçlanacaklar. Geçen 7 ayda 80 milyar lira faiz ödendi. Bunu da borçla ödeyecekler. Borçlanmak için emir alıyorlar. Trump’un dediğini yapıyor. Papazı bıraktı. Ben bunu söylediğimde benim aleyhime dava açıyor. Söyleyen Trump, niye ona açmıyorsun. Açamaz. Gücü yetmez.”

VATANDAŞ HÜKÜMETE GÜVENMİYOR, DOLARDA TUTUYOR: “Türkiye’deki bankalardaki mevduatın yüzde 53’ü dolardı, yüzde 56,8’i dolar oldu. Bu ne demektir. Parası olanlar bu hükümete güvenmiyor. Bunların yerli ve milli söyleminin ne kadar yapay olduğu bu rakamlardan ortaya çıkıyor. Düşünün bir ülkede vatandaşlar birikimlerini bankada döviz olarak tutuyorlar. Dolar 7 lirayı aşmasın diye 105 milyar dolar para sattılar. 105 milyar doları kim aldı? Bir avuç dolar lobisi elemanı aldı. Tamamı köşeyi döndü. Devlet bankalarının döviz açığı 4 milyar 800 milyon lira. Rus doğalgazını biz 190 dolardan alıyoruz. Avrupalı aynı doğalgazı 60 dolardan alıyor. Vatandaşa 250 dolara satıyoruz. Bu mudur, memleketin iyi hali? Vatandaşlarım sormak zorundalar.Sormazlarsa ülkenin geleceğine sağlıklı katkıda bulunmazlar. 18 yılda memleketi kim bu hale getirdi? CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, HDP mi getirdi? Türkiye Cumhuriyetini borç batağına kim soktu? Bu paralar nereye gitti, kim kullandı bu paraları?”

ERDOĞAN VE YAKINLARININ ÇİFTLİĞİ: “İcra dairelerindeki dosya sayısı 22 milyon 887 bine yükseldi. Şimdi herkesin huzurunda, Erdoğan ve damadına şunu soruyorum: Türkiye’yi bu ekonomik buhrandan nasıl çıkaracağını çık milletin önüne açıkla. Açıklayamıyorsan buna şunu söyle, ‘Ey Kılıçdaroğlu ben açıklayamadım, sen açıkla’. Ben açıklarım. Ben memleketimi seviyorum. Yeni açıklarım. Üstelik sana 2018’den bu yana yol gösteriyorum. Bu arada kamu sigorta şirketlerini de  Türkiye Varlık Fonu’na devrettiler, paralel hazine. Neden, çünkü Sayıştay denetlemeyecek. Tam bir çiftlik. Erdoğan, damadı ve yakınlarının çiftliği.Sevgili Erdoğan Türkiye’yi bu buhrandan nasıl çıkaracağını açıkla. Ben bunu bekliyorum. Vatandaş bunu bekliyor. Bu buhrana sen soktun nasıl çıkaracağını çık millete anlat.”

TUTUKLU GAZETECİLER: “Yarın İstanbul Çağlayan’Da önemli dava görüşülecek. 3 gazeteci yargılanacak. Bunların suçu Libya’da şehit olan MİT mensubunun kimliğinin açıklanması. Erdoğan kendisi Libya’da bir şehit olduğunu söyledi, bir milletvekili Meclis’te açıkladı. Erdoğan’ın Oda TV’ye karşı özel bir alerjisi var. Çünkü milyonlarca insan siteye giriyor, haber alıyor. Erdoğan, milletvekili, muhtar açıklıyor, bazı internet sitelerinde yer alıyor. Suç değil, ancak Oda TV açıklıyor suç. Bu kimliği ifşa eden Erdoğan’dır. Erdoğan’ın suçu bununla bitmiyor. Kozmik Oda’yı açan Erdoğan’dır. Devletin gizli bilgilerini verenin suçu yok, ancak Oda TV’de yazan gazeteciler içeride. Tutukluluk nedenleri ne? Kaçma şüpheleri. Bunlar arandıklarında kendileri gittiler, neden gitsinler. Müyesser Yıldız, Ankara’da hapishanede. Tutuklama gerekçesi devletin gizli kalması gereken bilgileri açıklamak. Tuhaf olan bilgilerin yer aldığı yazı halen sitede, kaldırılmadı. Gizliyse neden açık? Yıldız’ın hala iddianamesi hazırlanmıyor. Birinin telefon mu etmesi lazım? Trump’un araması mı lazım. Emperyal güçler aradığında Erdoğan esas duruşa geçiyor, bir de adaletin,yasaların önünde esas duruşa geç. Erdoğan’ın dediklerin yapan RTÜK de Tele1’e 5 gün kapatma cezası verdi. Tele1’in suçu ne? Gerçekleri anlatmak…2

DEMİRTAŞ VE KAVALA’NIN TUTUKLULUĞU:  “Aynı şekilde Osman Kavaya neden içeride? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hak ihlali var diyor, yine içeride. Neden içeride Erdoğan istedi diye. Aynı şekilde Selahattin Demirtaş içeride. Anayasa Mahkemesi kararı var. Neden, Erdoğan ‘Bana seni başkan yaptırmayacağız’ dediği için içeride. Bütün bunlar olunca devlette çürüme ortaya çıkıyor.

SAYIŞTAY RESMİ GAZETE İLE ARAYOR: 2 memur suçlu, Resmi Gazeteye ilan vererek memuru arıyor. Hangi günlere kaldık. Nasıl bir devlet yönetimidir. Bunlara dokunulmaması için talimat verildi. Sayıştay da mecbur Resmi Gazete’ye ilan vererek arıyor. Kızılay diye kurumumuz var. Fakir, fukaraya kurban eti dağıtıyor. Fakir fukara için dağıtılacak et AKP milletvekilinin otelinde çıkıyor. Fakir, fukaraya verilecek kavurmayı nasıl kendi otelinde müşteriye ikram ediyorsun, oradan ne kazanacaksın. Zehir zıkkım olsun.”

VATANDAŞLARIMIN ADRESLERİNE GÖNDERİRİM:  “Bütün bunları anlattım diye kimse umutsuzluğa kapılmasın. En zor koşullarda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bütün zorlukları aşmasını bildi. Kurultayımızda ikinci yüzyıla çağrı beyannamesini açıkladı. Cumhuriyeti 100’üncü yılında demokrasiyle taçlandıracağız. Hangi görüşten olursa olsun, demokrasiyi savunuyorsa totaliter rejime dur diyeceğiz. İlkelerimizi açıklayacağız. Nasıl mı olacak? Ben bunları madde madde açıklamıştım. Arzu eden vatandaşlarımız varsa, adreslerine tek tek gönderirim.”


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.