DOLAR 8,6393
EURO 10,1577
ALTIN 487,14
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Az Bulutlu
Ankara
22°C
Az Bulutlu
Cts 26°C
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 27°C

CUMHURİYETİN BAŞKENTİ 97 YAŞINDA

CUMHURİYETİN BAŞKENTİ 97 YAŞINDA
13.10.2020
A+
A-

Caner KILIÇ

Ankara açısından 13 Ekim, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti ilan edilmesi nedeniyle önemli bir tarihtir.
Bulunduğu coğrafi konum ve kesiştiği güzergahlarla ticaret yolları üzerinde bulunan Ankara, Anadolu’nun göbeğindedir. Başkent seçilmesindeki etkenlerden biri de budur.
Doğudan batıya, güneyden kuzeye kara, hava ve demiryollarının kesiştiği yer olan Ankara’nın göz ardı edilemeyecek bir özelliği de Almanların döşediği Bağdat-Berlin demiryolu hattının buradan geçiyor olmasıdır.
Tarih içinde nüfus ve ticari faaliyetler bakımından dönemsel özelliklere sahip olan Ankara, başkent olarak tercih edilirken ‘aday’ sayılabilecek diğer kentlere göre ilk bakışta ‘şanssız’ gibi görünse de yukarıdaki özelliklerinin yanında, yeni kurulan Türk devletinin sınırları olan Misak-ı Milli’nin merkezinde yer alması da Ankara’yı başkentliğe taşımıştır.
Cumhuriyet’in ilanından 16 gün önce, 13 Ekim 1923’te Dışişleri Bakanı İsmet İnönü’nün verdiği kanun teklifinin TBMM’de görüşülmesinin sonucunda başkent oldu…
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİ
Yüksek Başkanlığa, Lozan Antlaşması’nın tamamlayıcılarından tahliye protokolünün uygulanması son bulmuş ve baştan başa yabancı işgalinden kurtulan Türkiye’nin fiilen kuruluşu tahakkuk eylemiştir. Milletimizin en değerli beldelerinden İstanbul’umuz, İslamiyet’in hilafet merkezi olma durumunu, İslam alemi içinde tahsisen ve hasren Türk milletinin savunma vasıtalarına emanet edilmiş olarak sonsuza kadar sürdürecektir. Diğer taraftan Türkiye Devleti’nin idare merkezi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde karar vermek zamanı gelmiştir.
Bir devletin merkezini tayin için esas olacak düşünce, yeni Türkiye’nin idare merkezinin Anadolu’da ve Ankara şehrinin seçilmesini gerekli kılmaktadır. Söz konusu düşünce; Antlaşma ile Boğazlar için kabul edilen hükümler, yeni Türkiye’nin varlığının esası, memleketin kuvvet kaynakları ve gelişmesini Anadolu’nun merkezinde tesis etmek gereği, coğrafi ve stratejik durumunun müsaadesi çerçevesinde iç ve dış güvenliğin sağlanması hususunda geçmişte edinilmiş tecrübelerle özetlenebilir. Bu düşüncelerin her biri, başlı başına bir önemli gerekçe sayılacak durumdadır.
Devletin idare merkezinin yeni bir şekilde tesis ve gelişmesine bir an önce başlamak iç ve dış tereddütlere son vermek için alttaki kanun maddesinin kabulünü arz ve teklif ederiz.
Kanun maddesi: Türkiye Devleti’nin idare merkezi Ankara şehridir. 9 Ekim 1923
Malatya: İsmet İnönü
Çorum: Ferit Törümküney
Diyarbakır: Zülfü Tiğrel
Ertuğrul (Bilecik): Dr.Fikret Onuralp
Kütahya: Seyfi Aydın
Malatya: Hilmi Oytaç
Kastamonu: M. Mahir
Erzurum: Rüştü
Erzincan: Sabit
Sivas: Rahmi
Bursa: Necati Kurtuluş
Bursa: Refet (Canıtez)
Konya: Kazım Hüsnü Bey
İstanbul: Ali Rıza Bebe
KarahisarıSahip: M. Kamil

ATATÜRK, NUTUK’TA ANLATIYOR
Ankara, 13 Ekim 1923’te yeni Türk Devletinin başkenti ilan edildi. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 13 Ekim 1923 tarihinde Ankara’nın başkent oluşunun nedenlerini Nutuk’ta anlatırken şunları yazar:
“Efendiler, Lozan Antlaşması’nın eklerinden olan düşman işgali altındaki topraklarımızı boşaltma protokolü uygulandıktan sonra, yabancı işgalinden tamamen kurtulan Türkiye’nin toprak bütünlüğü fiilî olarak sağlanmıştı. Artık yeni Türkiye Devleti’nin başkentini bir kanunla tespit etmek gerekiyordu. Bütün düşünceler, Yeni Türkiye’nin başkenti Anadolu’da ve Ankara şehri olarak seçme lüzumunda birleşiyordu.
Bu seçimde, coğrafî durum ve askerî strateji en büyük önemi taşıyordu. Devletin başkentini bir an önce tespit ederek, içten ve dıştan gelen kararsızlıklara bir son vermek şarttı.” der.
Çünkü İstanbul’un başkent olması, başkent kalması yönünde tartışma yaşanıyordu. Ankara’nın pek çok yönden başkentliğe ‘uygun ve elverişli’ olmadığını iddia edenler vardı. Oysa Atatürk, ‘payitaht’ ile ‘başkent’ arasındaki farkı bilen ve “bizim ‘başkent’ deyimiyle kastettiğimiz anlam ile bu ifadelerdeki ‘payitaht’ deyimini kullananların görüşleri arasında bir fark bulmamak mümkün değildir.”
BİRİLERİNİN ANKARA NİYETİ…
Hatırlayanlar vardır, bir ara AB, IMF ve benzeri emperyal kurum ve kuruluşlar Ankara’nın doğrudan olmasa da dolaylı olarak başkentlikten çıkarılmasının yollarını aramıştı. Bu nasıl yapılacaktı? Şöyle:
-Ankara’daki Bakanlıklar kapatılıp güç ve yetki belediyelere verilecekti.
-Bazı önemli kurumların, bankaların Genel Müdürlükleri İstanbul’a taşınacaktı.
-Devlet düzenini ve gücünü oluşturan ordu, bürokrasi, maliye gibi kurumlar Ankara’dan götürülecekti.
YOK ÖYLE YAĞMA, ANKARA BURADA
Kurtuluş Savaşımızın merkezi, genç cumhuriyetimizin başkenti Ankara, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma çabalarımızın hem tanığı hem de gücüdür.
‘Mucize nedir’ dendiğinde örnek gösterilecek özellikleriyle o bizdir biz de o…
Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olan Ankara, köklü ve onurlu mazisiyle görevini sonsuza kadar sürdürecektir.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.