DOLAR 13,4511
EURO 15,3077
ALTIN 768,80
BIST 1.857
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 8°C
Az Bulutlu
Ankara
8°C
Az Bulutlu
Cum 13°C
Cts 10°C
Paz 12°C
Pts 13°C

EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANI KURUL: YÜZ YÜZE EĞİTİM 15 ŞUBATTA KADEMELİ OLARAK BAŞLAMALI

Salgın nedeniyle 23 Eylül – 27 Kasım 2020 tarihleri arasında sınırlı ve kademeli olarak uygulanan yüz yüze eğitim dışında uzaktan eğitim araçları ile yürütülen eğitim öğretim yılı bugün sona eriyor. ‘Uzaktan Karne Günü’nü değerlendiren Eğitim Sen Başkanı Nejla Kurul, “Milli Eğitim Bakanlığı’na ve siyasal iktidara zayıf not veriyoruz. Vergilerinin önemli bir kısmını eğitim hizmetini yapabilmesi için aktardığımız Milli Eğitim Bakanlığı bunun hakkını verebilmeliydi. Fakat biz pandemi yokmuş gibi olağan işleyişini sürdüren bir bakanlık ile karşılaştık” dedi. Kurul, Eğitim Sen olarak gerekli önlemler alınarak ikinci dönem okulların açılmasını istediklerini belirtti.

EĞİTİM SEN GENEL BAŞKANI KURUL: YÜZ YÜZE EĞİTİM 15 ŞUBATTA KADEMELİ OLARAK BAŞLAMALI
22.01.2021
A+
A-

ÖZGÜR EREN YILMAZ

Salgın nedeniyle 23 Eylül – 27 Kasım 2020 tarihleri arasında sınırlı ve kademeli olarak uygulanan yüz yüze eğitim dışında uzaktan eğitim araçları ile yürütülen eğitim öğretim yılı bugün sona eriyor. ‘Uzaktan Karne Günü’nü değerlendiren Eğitim Sen Başkanı Nejla Kurul, “Karne günü burukluğunu yaşaması gereken öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz değil Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendisidir. Milli Eğitim Bakanlığı’na ve siyasal iktidara zayıf not veriyoruz. Vergilerinin önemli bir kısmını eğitim hizmetini yapabilmesi için aktardığımız Milli Eğitim Bakanlığı bunun hakkını verebilmeliydi. Fakat biz pandemi yokmuş gibi olağan işleyişini sürdüren bir bakanlık ile karşılaştık” dedi. Kurul, Eğitim Sen olarak gerekli önlemler alınarak ikinci dönem okulların açılmasını istediklerini belirtti.

Yarı yıl tatili, bugün yapılacak derslerin ardından başlayacak. Covid-19 salgını nedeniyle 2020-2021 Eğitim ve Öğretim Yılının ilk dönemi 23 Eylül – 27 Kasım 2020 tarihleri arasında sınırlı ve kademeli olarak uygulanan yüz yüze eğitim dışında uzaktan eğitim araçları ile yürütüldü. Bugün ise okullarda karne dağıtımı yapılamadı, öğrenciler karnelerini dijital olarak aldı. Pek çok aşamada öğrencinin notları uzaktan eğitime katılımına göre verilecek. Milli Eğitim Bakanlığı’na ilk dönem için değerlendirme yapılmamasını isteyen eğitim sendikaları, üyelerine öğrencilerine yüksek not verme çağrısı yaptı.

“MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA ZAYIF NOT VERİYORUZ”

Uzaktan gerçekleşen karne gününü ve eğitim öğretimde birinci dönemi ANKA Haber Ajansı’na değerlendiren Eğitim Sen Genel Başkanı ve eğitim bilimci Nejla Kurul, “Milli Eğitim Bakanlığı elindeki imkanları seferber etme konusunda ve daha planlı bir biçimde eğitim sürecini yönetme konusunda başarısızlıklar sergiledi. Karne günü burukluğunu yaşaması gereken öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz değil Milli Eğitim Bakanlığı’nın kendisidir. Milli Eğitim Bakanlığı’na ve siyasal iktidara zayıf not veriyoruz. Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının bu süreci yeterince iyi yürütemediğini ifade etmek istiyorum. Toplumun doğrudan ve dolaylı vergilerinin önemli bir kısmını eğitim hizmetini yapabilmesi için aktardığımız Milli Eğitim Bakanlığı bunun hakkını verebilmeliydi. Fakat biz pandemi yokmuş gibi olağan işleyişini sürdüren bir bakanlık ile karşılaştık” diye konuştu.

“ÇOCUKLARIN GELİŞİMİ OLUMSUZ ETKİLENİYOR”

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 15 Şubat’ta yüz yüze eğitimin başlaması hedefleniyor. Yaklaşık 11 aylık uzaktan eğitim tecrübesi oluştuğunu söyleyen Kurul da okulların anasınıfı ve ilkokullardan başlanarak açılması için de çağrı yaptı:

“Biz verilere göre hareket etmeliyiz. Bilimsellik ilkemiz bizim veriler ışığında sürece bakmamızı sağlar. Ama elimizde henüz kamuoyunu yeterince bilgilendirecek veri yok. Yeni bir içerik çalışması, önceki dönemi telafi edecek bir eğitim programı içerisindeyiz denmesini beklerdik. Bunlar yapılmış olsa bile Milli Eğitim Bakanlığı’nın kamuoyunu bilgilendirme konusunda bir çaba içerisinde olmadığını gördük. Veri varsa da Milli Eğitim Bakanlığı’nda saklı duruyor. En azından şunu diyebiliriz; Küçük yaş gruplarının okullarının bir an önce açılmasını istiyoruz. Kişilik gelişimleri, fiziksel ve bilişsel gelişimleri ciddi bir şekilde gerileyebilir. Çocukların ev ortamında uzun süre az sayıda uyaranla karşı karşıya olması gelişimlerini olumsuz yönde etkiliyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile de görüştüğümüzde önerimiz şuydu: Anasınıflarını, ilkokulları, köy okullarını açın. Başlangıçta orta okul binalarını ilk okullar için kullanın. 15 Şubat’ta buna dönük bir hazırlığımız olsun.”

“BU DÖNEMDE OKULLARIMIZI EŞİTLEMEK MÜMKÜN”

Öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının sağlık emekçilerinin ardından öncelik sırasına alınarak aşılanması gerektiğini söyleyen Kurul, “Okulların altyapısını iyi oluşturduktan ve öğretmen istihdamını sağladıktan sonra, bunlar zor şeyler değil binlerce ataması yapılmayan öğretmen var ve pandemi koşullarında yoksullukla yüz yüze gelen genç insanlar bunlar, pandemi sürecini hem okullarımız için hem çocuklarımız ve gençlerimiz için fırsata çevirmenin tam zamanı. Bu dönemde okullarımızı denk hale getirmek, eşitlemek mümkün. Başka hangi dönemde bu kadar okullar için kaynak ayırılsın diyordu ki sivil toplum örgütleri ve sendikalar. Sağlık ve eğitim bizim göz bebeğimiz. Bunu herkes bir şekilde hissediyor. Bir şekilde yüz yüze eğitimin imkanları gerekirse ek ödenek, ek bütçe yapılarak okullar gerekli önlemler alınarak açılmalı” değerlendirmesi yaptı. 

GÜNDE 15-16 SAAT ÇALIŞAN ÖĞRETMEN ARKADAŞLARIM VAR”

Pandemi sürecinde öğretmen emeğini değersizleştiren söylem ve uygulamaların da arttığına dikkat çeken Kurul, “Sanki evde geçen süreç üretimin dışında gibi algılanıyor. Oysa küçücük evlerde sessiz bir köşe bulabilmek için öğretmenler çırpınıyorlar. Salt derse girmek değil, teknik desteği de öğretmen öğrencisini, velisini arayarak yapıyor. Bir algı yönetimi var ve öğretmenler evde çok uzun saatler geçiriyor. 15-16 saat çalışan öğretmen arkadaşlarımı biliyorum ben. Çocukları için mücadele eden, onların daha iyi bir eğitim alabilmesi için ek kitaplar öneren, ek filmler öneren öğretmen arkadaşlarımı çok yakından takip ediyorum” ifadelerini kullandı.

YÖK PANDEMİYİ ÜNİVERSİTELERİ UZAKTAN EĞİTİM YOLUYLA TİCARİLEŞTİRMEK İÇİN KULLANMAYA ÇALIŞTI

Üniversite eğitimi üzerine çalışmaları ile de bilinen ve Eğitim Politikaları profesörü olan Kurul, üniversitelerdeki süreci de değerlendirdi. 22 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL’den itibaren üniversitelerin zaten Türkiye toplumunun en sessiz, en az gören kurumlarından olduğunu, pandeminin bunun ardından geldiğini ifade eden Kurul, “YÖK raporun arka planında şöyle bir şey vardı: Uzaktan eğitimle üniversiteleri aynı zamanda ticarileştimek. Uzaktan belge, uzaktan diploma yoluyla maliyetleri oldukça düşürmek, bin öğretim üyesinin yapacağı işi üç ya da dört öğretim üyesine dijital olarak yaptırmak, geri kalanını değersiz ve etkisiz kılmak gibi bir süreci işletmek için de kullanmaya çalıştı. Ankara’da bazı üniversitelerde uzaktan eğitim bir şekilde yapılıyor ama bazılarında hiç hareket yok. Bazı bölümlerde uzaktan eğitim bile yapılmıyor. Bunlar köklü dediğimiz üniversiteler, şimdi isim vermek istemiyorum. Ama bazen küçük kent üniversitelerine bakıyorum, orada da uzaktan eğitim sürecinde güzel dersler yapan akademisyenler de görüyorum. Üniversiteler yukarıya, YÖK’e doğru bakıp derslerin ne zaman açılıp ne zaman kapanacağı kararını tepeden inme almamalı. Kendi koşullarına bakmalı” değerlendirmesi yaptı.

“ÜNİVERSİTE CANLI BİR ORTAM, BUNU YENİDEN YAKALAYACAĞIZ”

Uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini tutamayacağını, mekan ve zaman düzenlemeleri ile üniversitelerde de yüz yüze eğitime geçilmesi gerektiğini söyleyen Kurul, “Yüz yüze eğitim kampüste bulunduğunuz hemen her alanda, bazen bir arkadaşınızı tanırsınız, bazen bir öğretim üyesini tanırsınız, tartışmaya girersiniz canınız sıkılır ama üzerine düşünür ve öğrenirsiniz. Üniversite böyle canlı böyle güzel bir ortam. Kampüs dediğimiz alan son derece zengin ve geniş bir alan. Öğrenciler böyle bir algıya kapılmamalılar. Uzaktan eğitim sadece zorlandığımızda kullanabildiğimiz, yüz yüze eğitimimizi destekleyebilecek bir alan. Asla bir eğitim alanı olamaz. Kampüs hayatı bir başkadır. Bunu yeniden yakalayacağız. Hem OHAL’in kötücül etkilerini aşacağız hem de pandeminin zorluklarını aşacağız. Üniversitelerimizde ve okullarımızda sevinci bir yaşam süreceğiz” diye konuştu.

“ÜNİVERSİTEDE OLANLARI GÖRMEYEN REKTÖR MEŞRU DEĞİLDİR”

Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’nun rektör olarak atanması üzerine öğrencilerin ve akademisyenlerin tepki gösterdiğini hatırlatan Kurul, “Üniversitesinde olanları görmeyen bir rektör uygun değildir bana kalırsa meşru bir rektör değildir. Üniversiteler bir an önce demokratik, özerk olarak kendi yöneticilerini tüm bileşenleri ile seçebilmelidir. Çünkü en çok klavyeye dokunan, en çok okuyan, en çok yazan, en çok düşünen üniversiteler, özgür iradeleriyle seçtikleri rektörleri ile bu çalışmaları yapabilirler” değerlendirmesi yaptı.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.