DOLAR 8,4705
EURO 10,2921
ALTIN 502,04
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 29°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
29°C
Parçalı Bulutlu
Paz 25°C
Pts 24°C
Sal 29°C
Çar 28°C

ESKİ MİLLİ EĞİTİM BAKANI AVCI, BAŞARISIZLIĞIN FATURASINI ÖĞRETMEN VE VELİLERE KESTİ

Eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, eğitimdeki sorunların başında ‘öğretmenlerin niteliği’ geldiğini söyleyerek, “Bence bu işin düğümlendiği nokta öğretmen eğitimidir, öğretmen niteliğinin arttırılması” dedi. Avcı, velileri de eleştirerek, “Bilir bilmez her şeye karışırlar” diye konuştu. İmam hatiplerde de niteliğin azaldığını ifade eden Avcı, “Orada ciddi derlenip, toparlanmaya ihtiyaç olduğu görülüyor” diyerek, görüşünü paylaştı.

ESKİ MİLLİ EĞİTİM BAKANI AVCI, BAŞARISIZLIĞIN FATURASINI ÖĞRETMEN VE VELİLERE KESTİ
23.11.2020
A+
A-

Eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, eğitimdeki sorunların başında ‘öğretmenlerin niteliği’ geldiğini söyleyerek, “Bence bu işin düğümlendiği nokta öğretmen eğitimidir, öğretmen niteliğinin arttırılması” dedi. Avcı, velileri de eleştirerek, “Bilir bilmez her şeye karışırlar” diye konuştu. İmam hatiplerde de niteliğin azaldığını ifade eden Avcı, “Orada ciddi derlenip, toparlanmaya ihtiyaç olduğu görülüyor” diyerek, eğitime dair görüşlerini paylaştı.

Eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Cihannüma Derneği’nin çevrimiçi etkinliğine katıldı. Eğitimdeki sorunların çözümü için ilk başta öğretmenlerin eğitilmesi gerektiğini savunan Avcı, “Bence bu işin düğümlendiği nokta öğretmen eğitimidir, öğretmen niteliğinin arttırılması” dedi.

FAKÜLTELERİ KAPATIP AKADEMİ KURMAK İSTEDİ

Avcı, kendi dönemlerinde eğitim fakültelerini kapatıp, merkezde öğretmen akademisi kurmak istediklerini aktararak, “Buraya öğretmen adayları KPSS vb. puanlarla değil, öğretmen akademisine girme başarısıyla alınsın. Ama bilsinler ki burayı bitirdiklerinde öğretmen olacaklar” dedi. Avcı eğitim fakültelerinde ise öğretmenlerin hizmet içi eğitimden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Avcı, ilk ve orta öğretimde eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik döneminde başlatılan el yazısı uygulamasını ‘millik adına’ başlatıldığını, ancak uygulamanın başarılı olamamasını öğretmenlere fatura etti. Avcı, “Ben Milli Eğitim Bakanı olarak devam ettirmeye çalıştım. Ancak en büyük darboğazı orta okul ve lise öğretmenlerimde yaşadım. İlkokul öğretmenleri uğraştılar, çocuklarımıza öğretmeye başladılar. Ama çocuk ortaokula gelince ‘Oğulum, kızım biz sizin yazınızı okuyamıyoruz’ dedikleri için çocuklar ilkokuldan sonra tekrar kendi kafalarına göre yazmaya başladılar” diye konuştu.

‘BİLİR BİLMEZ HER ŞEYE KARIŞIRLAR’

Avcı, Türkiye’deki eğitimde veli problemi de olduğunu söyleyerek, el yazısı uygulaması üzerinden sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bilir bilmez her şeye karışırlar. Öğretmenler bu konuyu bilirler. Çocukların elleri yoruluyor, el becerileri o yaşa uygun değil gibi hiç de doğru olmayan birtakım gerekçelerle onlar da bu işe müdahil olunca, seçim zamanlarında siyasilerin önüne geçip seçim propagandası yapmaya başlayınca bizim proje başarılı olamadı. Demek ki biz şurada yanlış yaptık, bütün öğretmenlere bitişik el yazısı yazmayı öğretmeliydik.”

‘EĞİTİM FELÇ OLMUŞTU’

Avcı koronavirüs sürecine Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırlıklı yakalandığını ileri sürerek, iddiasını şöyle açıkladı:

“Türkiye, pek çok ülkeden farklı olarak iki alanda hazırlıklı yakalandı. Sağlık ve eğitimde. Sağlıkta şehir hastaneleri, eğitimde de EBA bu konuda ön hazırlık işlevi gördü. EBA, bu kadar kitlesel bir yüklenme ile karşılaşınca zorlanmadı mı zorlandı. Ama bu altyapı hazırlanmamış olsaydı, şu anda eğitim tam anlamıyla felç olmuştu.”

‘DEVLET HİMAYESİNDE YAYILDI’

Avcı, köy enstitüleri, maarif kolejleri ve imam hatipleri Türkiye’de millilik adına yapılan hamleler olarak değerlendirerek, imam hatiplere ilişkin şunları söyledi:

“Ben imam hatip okullarını bir dönem halktan toplanan bağışlarla yapılıyor olmasına halk hareketidir dediğim zaman sanki halk düşmanıymışım gibi anlamaya kalkışanlar oldu. Öyle anlamak işlerine geldiği için ona çevirmeye çalıştılar. 1990’ların sonuna kadar bu mektepler engellemelere rağmen halkın kurduğu dernekler, onların oluşturduğu sınırlı bütçeler çerçevesinde kurulmuş müesseselerdi. 2000 yılından itibaren devlet himayesinde yayıldı.”

‘İMAM HATİPTE DERLENİP TOPARLANMAYA İHTİYAÇ VAR’

İmam hatip liselerinde eğitim kalitesinin düştüğünü ifade eden Avcı, şunlara vurgu yaptı:

“Kafka’nın çok güzel bir sözü var: Su yayıldıkça sığlaşır. Bugün aramızda o mekteplerde okumuş arkadaşlar var, mukayeseyi yapabilirler. Bundan 20 sene önceki imam hatip okullarıyla, bugünkü imam hatip okulları arasında bütün teknik imkanlara rağmen, eğitim kalitesi bakımında kabili kıyas olmadığını işin içinde olan arkadaşlar söylüyorlar. Orada ciddi derlenip, toparlanmaya ihtiyaç olduğu görülüyor. Tıpkı Anadolu ve teknik liselerde olduğu gibi.”


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.