DOLAR 8,2364
EURO 10,0327
ALTIN 484,93
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 19°C
Çok Bulutlu
Ankara
19°C
Çok Bulutlu
Pts 18°C
Sal 20°C
Çar 24°C
Per 29°C

GÂVUR İZMİR

03.11.2020
A+
A-

Geçtiğimiz hafta Ege Denizi açıklarında AFAD’a göre 6.6,Kandilli ’ye göre 6.9, Amerika’ya göre ise 7 şiddetinde bir deprem oldu.
Henüz kaç şiddetinde olduğuna bile mutabık olamadığımız, Ege Bölgesinde birçok yerde hissedilen bu deprem, maalesef en çok İzmir’i etkiledi.
İzmir’de yaklaşık 17 bina yerle bir olurken, çok sayıda binadahasar görüldü.
İzmir’i iyi bilirim. Apartman görünümünde olup da gecekondu olan çok sayıda bina bulunmaktadır.
Maalesef iktidar; sırf para toplamak uğruna, bu binaları imar barışı ile yasal hale getirdi.
İmar barışı yaptırılan bağımsız bölüm sayısı, İstanbul’dan sonra en çok İzmir’de…
Devlet üç kuruş para toplamak için göz göre göre bu binaları “toplu tabut” konumuna getirdi.
Yıkılması gereken binalara “imar barışı” adı altında oturma izini verirsen, en ufak bir depremde bu binaların ayakta kalmasını bekleyemezsin.
Yılların ihmalini görmezden gelmek, kentsel dönüşüm yapmak yerine imar barışı yapmak cinayettir.
İktidarın para toplamak için yaptığı bu yanlışa, vatandaşlar da rant elde etmek için balıklama atladı.
Sonra da hem iktidar, hem de vatandaş “Her şeyin Allah’tan geldiği” iftirasını atarak kendi suçlarını Allah’ın üzerine attı.
İktidarın para toplama hırsı ile vatandaşımızın rant elde etme hırsı bir araya gelince, maalesef en ufak depremde masum insanların ölmesi kaçınılmazdır.
Buraya kadar yazdıklarım tam bir trajedi.
Ancak; esas rezaletin ikinci perdesi bundan sonra başlıyor.
Depremin arkasından sosyal medyada atılan mesajlar ülkemizi derinden yaraladı.
Yıkılan binaları birkaç yılda yeniden yapabiliriz.
Ancak; hiç tanımadığın, ne olduğunu, kim olduğunu bilmediğin insanların ölümüne sevinmek, hatta onlara iftira atmak, “zina yaptıklarını”, “alkol aldıklarını” bu nedenle ölmelerinin gerektiğini söyleyecek kadar kaybolan insanlığı tamir etmek imkânsızdır.
Birçok depremde, hatta şiddetli esen rüzgârda, hiçbir ev yıkılmazken, birçok caminin minaresinin yıkıldığını defalarca gördük.
Burada minarenin yıkılmasındaki suç; camide namaz kılan müminlerin midir? Yoksa o caminin minaresini çürük yapan müttehidin midir?
Gâvur İzmir’de içki içen, zina yapan insanlar yüzünden deprem oldu da; Erzurum’da, Sakarya’da, Düzce’de, Van’da, Elazığ’da olan depremler neden oldu?
Biz Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında, topyekûn savaşarak ölüme giderken, ne ara böyle bir toplum olduk?
Son yıllarda siyasetin ayrıştırıcı dili bizi bu şekilde acımasız, bu şekilde duygusuz, bu şekilde aşağılık bir duruma getirmiştir.
Depremin yaralarını çok kısa zamanda sarabiliriz ama siyasetin açtığı bu yaraları sarmak uzun yıllar mümkün gözükmüyor.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Hikmet dedi ki:

    Devlet yönetiminde siyaset dışı devamlılık söz konusu. Sosyal Hukuk devletinde bir işe başlanıldığında vatandaş lehine olması gereken devamlılıkların idamesi gerekirken görülen o ki. Siyasal devamlılık öne çıkıyor ve öncekin yaptığı yıllarca yarıda bırakılıp siyasi rant ön plana çıkarılıyor ve ülkenin emeği heba ediliyor. İzmir Doğunun geri kalmışlığı ekonominin sıkıntıları, iklim şartları insanları yoğun olarak kucaklayan ve bunun sonuncu ucuz ev yapımı bu günlerin Sorumlusu. Ülke sorunu aslında.

  2. Hüsamettin dedi ki:

    Güzel yazı olmuş.Tekrar buradan güzel İzmir’in, güzel insanlar ona geçmiş olsun diyorum.