DOLAR 8,4705
EURO 10,2921
ALTIN 502,04
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 29°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
29°C
Parçalı Bulutlu
Paz 25°C
Pts 24°C
Sal 29°C
Çar 28°C

GELECEĞİ KURMAK ÜZERİNE

Mete Özbaş
Yenimahalle Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi
23.11.2020
A+
A-

“Soğuk, karlı bir hava… Her yer bembeyaz… Bu beyazlığı, yalnız önümüzde giden karartılar bozuyor. Bunlar, kağnılarıyla ordumuza cephane taşıyan köylü kadınlardı. Biraz sonra onlara yetişip selamlaştık. Biz, kalın paltolarımız altında titrerken, çok yaşlı bir nine, yorganını kağnının üstüne örtmüş, çıplak ayaklarıyla karları çiğniyordu.
Sırtındaki peştamalın içinde de, kendisi gibi çıplak bir yavru vardı. Onları görünce içim sızladı.
-Nineciğim, dedim, üşümez misin sen? Bak torunun da neredeyse donacak. Arabaya serdiğin yorganı onun üstüne örtsene!
Nine kağnıya doğru koştu:
-Kar serpiyor oğlum, dedi. Bunun altındaki millet malıdır. Nem kapmasın.
Sonra, yorganın uçlarını çeke çeke top mermilerini iyice örttü.
Torunundan, oğlundan, kendinden daha çok ordumuzun cephanesini düşünüyordu.
İşte Türk Milleti, Kurtuluş Savaşı’nı böyle fedakarlıklarla kazandı.”
Yıllarca ilkokul kitaplarında okuduğumuz anı, Mustafa Necati’nin Kastamonu İstiklal Mahkemesinde görevliyken yaşadıklarından.
Kurtuluş Savaşında, milli mücadelenin ateşini yakanlardan biridir öğretmen Mustafa Necati.Cumhuriyet dönemi devrimleriyle, modernleşme sürecinin üzerine oturduğu laikleşme ve ulusal kimliğin oluşturulmasında büyük emeği ve katkısı vardır. Milli eğitim bakanı olduğu dönemde yaptığı yeniliklerle, Atatürk ile birlikte eğitime en büyük gelişmeyi kaydettiren insandır. Harf devrimi, karma eğitime geçiş ve çıkartılan eğitim kanununda öğretmenlerin haklarını genişletmek ve “Maarif hizmetinde asıl olan öğretmenliktir” hükmü ile öğretmenliğin itibarını arttırmak, yaptıklarından birkaçıdır.
İlerleyen zamanda, Köy Enstitülerinde yetişip Anadolu aydınlanmasını sağlayan öğretmenler;
“Sürer, eker, biçeriz güvenip ötesine. / Milletin her kazancı, milletin kesesine. …
İnsanı insan eden, ilkin bu soy, bu toprak / En yeni aletlerle, en içten çalışarak,
Türk için, yine yakın dünyaya örnek olmak, / Kafa dinç, el nasırlı, gönül rahat, alın ak.”
diyerek, milletin kazandığının millete harcanacağı, toprağın ve emeğin değerini, çiftçiliğin modern araçlarla yapılacağını anlatıyor, gittikleri en ücra köylere gelişmişliği taşıyorlar,toplumsal gelişim ve modernleşme için kadınların iktisadi ve siyasal yaşama katılmaları, dış görünüşleriyle de bunu vurgulayan giyim ve konuşma tarzını da özendiriyorlardı.
Bugün gelinen nokta karar vericiler dahil herkesin eğitim sisteminden şikayetçi olduğu bir noktadır. Yönetenlerin isteği, sizin doğru dediğinize doğru diyecek, yanlış dediğinize yanlış diyecek, kısacası egemen ideolojiyi tartışmasız kabul etmeye yatkın, pasifleşmiş ve edilgen hale gelmiş beyinlerdir.
Toplumun ihtiyacı olan, araştıran – sorgulayan, doğru bulmadığını eleştiren, doğru bildiğini sonuna kadar savunan bir kafa yapısı, sorgusuz itaat beklenen eğitim anlayışıyla asla bağdaşmaz. Eğitimin amacı, toplumu oluşturan bireyleri, kendisinin ve yaşadığı dünyanın bilincinde olan ve edindiği bilgiyi toplumun yararına kullanan özgür insanlara dönüştürmek olmalıdır.
Bunu sağlayacak olan öğretmenlerdir. Dünyanın en iyi binalarını da yapsak, altın kaplamalı binalar da inşa etsek, bunun hiçbir önemi yok. Önemli olan öğrenciye el veren, ona dokunan öğretmendir. Toplumun zenginliği, huzuru, mutluluğu, öğretmenlerin hayata hazırladığı çocuklarımızla artacaktır.

YORUMLAR

  1. Bekir Sıtkı çevrimli dedi ki:

    Bize cumhuriyeti bırakanlar bu günkü hali görseler en hafif ifadeyle haklarını helal etmezler