DOLAR 8,4705
EURO 10,2921
ALTIN 502,04
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 29°C
Parçalı Bulutlu
Ankara
29°C
Parçalı Bulutlu
Paz 25°C
Pts 24°C
Sal 29°C
Çar 28°C

İYİ PARTİLİ CESUR’DAN HÜKÜMETE KORONAVİRÜS ELEŞTİRİSİ: “ALINAN ÖNLEMLER CAYIR CAYIR YANAN BİNAYA SIVA YAPMAK GİBİ”

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, koronavirüse karşı alınan tedbirleri ve kısıtlamaları değerlendirerek “Bana göre cayır cayır yanmakta olan bir binaya, sıva yapmak gibi alınan önlemler. Yani cayır cayır yanarken bir binayı dış sıvaları da kabardı diye düzeltmeye çalışırsanız ne kadar başarılı olursanız” dedi.

İYİ PARTİLİ CESUR’DAN HÜKÜMETE KORONAVİRÜS ELEŞTİRİSİ: “ALINAN ÖNLEMLER CAYIR CAYIR YANAN BİNAYA SIVA YAPMAK GİBİ”
02.12.2020
A+
A-

HABER: BURCU KAHRİMAN KAMERAMAN: KORAY ŞESAL

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, koronavirüse karşı alınan tedbirleri ve kısıtlamaları değerlendirerek “Bana göre cayır cayır yanmakta olan bir binaya, sıva yapmak gibi alınan önlemler. Yani cayır cayır yanarken bir binayı dış sıvaları da kabardı diye düzeltmeye çalışırsanız ne kadar başarılı olursanız” dedi.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan İYİ Parti’nin tıp hekimi milletvekillerinden Dr. Aylin Cesur, salgınla mücadele kapsamında getirilen kısıtlamalar için geç kalındığını belirtti. Cesur, “Aslında belli artık, bu saklanmıştır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde ameliyathane yataklarını yoğun bakıma çeviriyorlar. Bu duruma düşürmemek lazım. Bu ne demek? Hastanelerde ameliyatlar artık yapılamayacak demek. Türkiye’de sağlık çalışanları taşımak için yamaları bir bir kapatarak, kendi şartlarını, hastanedeki şartları sonuna kadar zorlamaya devam edecektir. Ama ne sağlık çalışanlarına sahip çıkabildi devlet, Türkiye ve devleti yönetenler, ne de vatandaşları ölmekten kurtarabildi” diye konuştu.

“GÜNLÜK 50-60 BİN VAKA EN AZI, İŞİNDEN OLMA KORKUSUYLA TEST YAPTIRMAYANLAR VAR”

Gerçek vaka sayısının 50 bin olduğunu savunan Cesur, günlük koronavirüs vaka sayıları ve şeffaflık tartışmalarının bir kenara bırakılmasını istedi. Cesur, “Bu da en azı, kayıt dışı çalışan birçok işçi Türkiye’de günlük kazandığı için ve karantinaya alınırsa eğer işinden olma korkusuyla gidip test yaptıramıyor. Hastalığı taşısa bile birçok yerde, birçok insan farkında olmadan bu hastalığı geçiriyor. Onları da bir kenara koyarak biz 50-60 bin diyoruz.”

“GÜNLÜK 400 BİN TEST YAPILMASI GEREKİYORDU”

Cesur, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Koronavirüs hastalığı herkeste test pozitif olarak seyretmiyor. Bugünkü rakamlarla 29 bin 281 Türkiye’de, bunu 2 ile çarpacaksınız zaten 60 bin. Bütün mevzu burada sayı kaçtır? Tartışılıyor ve konuşuluyor. Artık Türkiye bu konulardan vazgeçmeli. Bu ortaya çıkarmıştır ki sadece benim iddia ettiğim rakamlar değil, Türk Toraks Derneği’nden açıklamalar var. Onlar ‘170 bin tane test yapıldı’ diyor. ‘170 bin tane testin yüzde 30’u pozitif çıkıyor’ diyor. Oradan hesap ederek o da 50 bin vaka çıkarıyor. Türk Tabipleri Birliği anket yaptı. Günlük vaka sayısını 47 bin diye açıkladı. Aslında ilk ben çıkıp demiştim ki 50 bin vaka var. O zamanlar ağır hasta sayısı açıklanıyordu 3500 civarında, yüzde 15’tir ağır hasta. Yüzde 15’i 3500 ise, 25 bin gibi bir sayı çıkıyor. Bu 25 binin yarısı pozitif yarısı negatif olduğu için 2 ile çarptığınız zaman 50 bin. Bu da en azı, kayıt dışı çalışan birçok işçi Türkiye’de günlük kazandığı için ve işinden olma karantinaya alınırsa eğer işinden olma korkusuyla gidip test yaptıramıyor. Hastalığı taşısa bile birçok yerde, birçok insan farkında olmadan bu hastalığı geçiriyor. Onları da bir kenara koyarak biz 50-60 bin diyoruz. Dünya Sağlık Örgütü ülkelere bir milyon kişiye kaç test yapılması gerektiğini söyledi. Türkiye’de 83 milyon nüfusuna göre, günde 400.000 test yapılması gerekiyordu. Ben bunu Mayıs ayında söyledim. O zaman Türkiye’nin bu işi kontrol altına alması gerekiyorsa, 400.000 test yaptırması gerekiyor dedim, ama maalesef kulakları tıkadılar.”

“CAYIR CAYIR YANAN BİNAYA SIVA YAPMAK GİBİ”

Verilen şeffaflığı tartışmalarının sona erdiğini belirten Cesur, “Bize verilen verilerin doğru olmadığını ispatlamıştır. Türkiye yanıyor şu anda, yanıyor bir yangın var ama maalesef yapılan, alınan önlemlerin çok yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bana göre cayır cayır yanmakta olan bir binaya sıva yapmak gibi alınan önlemler. Yani cayır cayır yanarken bir binayı dış sıvaları da kabardı diye düzeltmeye çalışırsanız  ne kadar başarılı olursanız” diye konuştu.

Kendisi de hekim olan Cesur, tedbirlerin eksik ve az olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Türkiye de bugün alınmaya çalışılan verilen kararları doğru buluyorum, evet tabii ki doğru ama eksik çok az. Hep alınacak tedbirler çok geç alındığı için bugünlere geldik. Hep ya alınmadı ya geç kalındı. Baştan beri her şeyin vatandaşla paylaşılması gerektiğini eğer böyle olmaz ise uyum sağlamanın bunun bir bacağı da vatandaştır. Sadece devletin karar alıcıların ve uygulayıcıların doğru kararlar almaları ve zamanda almaları çok önemlidir geç alınan tedbir artık tedbir olmaktan çıkmıştır bunu söyledik ama ikinci bacağı da vatandaştı. Vatandaşın buna uyumu da şeffaflıkla mümkündür. Maalesef şeffaf olunmakta çok geç kalındı. Alınacak tedbirlerde geç kalındı. Ocak ayında biz araştırma önergesi verdik, 30 Ocak’ta İYİ Parti olarak ‘Türkiye’ye gelecek bu hastalık aman gelin araştıralım’ dedik. ‘Pandemiye Sağlık Bakanlığı ne kadar hazır, Türkiye’de pandemi koşullarında neler yapılması gerekiyor, gelin çıkaralım’ dedik ve maalesef bu yapılmadı. Daha sonra 11 Mart’ta vaka açıklandığında ben çıktım dedim ki ‘15 gün sokağa çıkma yasağı ilan edin, derhal Türkiye’yi kapatın’. Bütün önergelerimiz, kanun teklifimiz reddedildi ve yük sağlık çalışanın sırtına bırakıldı. Sağlık çalışanların sırtına bırakılan bu yükte dedik ki ‘Sağlık çalışanları çok risk altında, meslek hastalığı sayılsın’ diye kanun teklifi verdik, hepsi reddedildi. ‘Şehit sayılsınlar’ dedik, reddedildi.

“TÜRKİYE’Yİ DERHAL KAPATIN”

Cesur, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya “Türkiye’yi derhal kapatın” çağrısında bulunarak, şöyle konuştu:

“Hastane yatakları dolmuş vaziyette hem vatandaşlarımız ölüyor. Sağlık çalışanlarımız çok ciddi bir şekilde hayatını kaybediyor. Bütün bunların sonucunda alınan tedbirleri çok yetersiz buluyorum. Aslında belli artık, bu saklanmıştır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde ameliyathane yataklarını yoğun bakıma çeviriyorlar. Bu duruma düşürmemek lazım. Bu ne demek? Hastanelerde ameliyatlar artık yapılamayacak demek. Türkiye’de sağlık çalışanları taşımak için yamaları bir bir kapatarak, kendi şartlarını hastanedeki şartları sonuna kadar zorlamaya devam edecektir. Ama ne sağlık çalışanlarına sahip çıkabildi devlet, Türkiye ve devleti yönetenler, ne de vatandaşları ölmekten kurtarabildi.”

Hastalığın tedavisinde kullanılan Favipiravir ilacının, kaç kişiye kullanıldığını Sağlık Bakanı’nın cevaplaması için Meclis’e bir soru önergesi verdiğini söyleyen Cesur, değerlendirmelerine şu şekilde devam etti:

“Favipiravir kaç kişiye kullanılmış Sağlık Bakanlığı bunu açıklasın. Bunu açıkladığı zaman şeffaf mıdır değil midir, hepsi açığa çıkar. Ben zaten tahmin ediyorum cevabı. Buradaki mevzu bizler yok sayılamayız. Bilim insanları bu memlekette yok sayılamaz. Eğer yok sayarsanız ve söylenenlere kulaklarınızı tıkarsanız ve Bilim Kurulu var diye gösterip, Bilim Kurulunu karar alma mekanizmalarında tutmayıp, işler sıkıştığında Bilim Kurulu var dendiği vakit o zaman işler sarpa sarıyor.”

“TÜRKİYE’DEKİ HADİSE ‘SALDIM ÇAYIRA MEVLAM KAYIRA'”

Türkiye bu noktaya kadar bu işi çok kötü yönetti diyerek Dünyadaki rakamları açıklayan Cesur, “Biz batmışız.  Çok ciddi bir durum artık bilime kulak vermenin algıya değil pandemi yönetimine ağırlık vermenin ve bu işi çözmek için iktidarıyla muhalefetiyle, sağlıkçısıyla kim varsa bir arada sarılmanın zamanı” diye konuştu. Cesur, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye muhakkak herkesi aşılayacak şekilde aşı stoğunu şimdiden yapmalı nisan ayı zikrediliyor çok her gün insanlar ölüyor bu artık kabul edilemez bir hale gelmiş, ölüm sayıları. Her gün sağlıkçılar ölmeye devam ediyor. 12 günde 30 sağlıkçımız ölmüş, bu ayda 100 sağlık personeli demek. Bir o kadar da çok daha fazlası vatandaşımız demek. Sağlıkçıların kaybının bir de şöyle bir etkisi var. Sağlıkçı hastayı tedavi edecek. Çok değerli bilim adamları kaybedilirken bir yandan onlardan faydalanma durumu da girmiş oluyor. Yükü onların üzerine atıp kurtulmak diye bir şey olmaz. İnsanlar ölsün ne yapalım artık yani ölen ölür diyemeyiz. Türkiye’deki hadise ‘Saldım çayıra Mevlam kayıra’ haline gelmiştir. Artık derhal bütüncül bir pandemi yönetime Türkiye geçmelidir. Refik saydam hıfzıssıhha enstitüsünü kapattınız. Türkiye’nin dünyada bir numara olan çok önemli bir merkezidir.  Derhal orayı açmak lazım ve derhal pandemi ile alakalı bir ulusal sağlık konseyi toparlayıp derhal bilim adamlarının bir arada seslerine kulak vermemiz lazım. Bu işin sorumlusu sağlık bakanı ise yapması gereken sağlık sistemi çökmeden taşınabilirliğini sağlamak için devletin desteğini verecek şekilde, esnafa günlük çalışana işsizse emekliye ve ihtiyacı olan her kim varsa ekonomik desteğini saplayarak 15 gün Türkiye’yi kapatmaları lazım tam karantina lazım.”

“BU BİR KEPAZELİK”

“Bunun partisi yok hep birlikte hareket etmeliyiz” diye konuşan Cesur, “Kanun tekliflerimiz önergelerimiz artık Meclis’ten hep beraber bütün partilerin birlikte geçmesi gereken bir dönemdeyiz” dedi. Cesur, sözlerini şöyle tamamladı:

“İlk başta derhal Türkiye’yi karantinaya almasını Sayın Bakanın ve bunu devlet desteği ile pandemi için ayrılan bütçenin vatandaşa kullanılarak yapılmasını öneriyorum.  Sağlık çalışanlarının ve bu işe birebir göğüs geren güvenlik görevlilerinin, şoförlerinin, minibüs şoförlerinin, market çalışanlarının, kargo elemanları, siz basın mensuplarının bu işi birebir muhatap olan kimler varsa, onların düzenli olarak kontrol altında bulundurularak testlerinin yapılması, filyasyon ekibinden çok daha iyi çalışması ve bu önlemlerin alınması gerektiğini söylüyorum. Bütün televizyonlardan birisinde eşi Covid hastalığı olan bir beyefendi, filyasyon ekibi kendisinin test yaptırması gerektiğini söylemiş orada almamışlar örneği ve bir Sağlık Merkezi’nde sıraya girmiş. Testi yaptırmak üzere, orada insanlar sırada bekliyor, saatlerce bir aradalar. ‘Ve nasıl geldiniz?’ diye soruluyor. ‘Otobüse binerek geldim’ diyor. Şimdi bu kepazelik. Korona hastalığını taşıma riski o kadar yüksek olan bir kişi, hem o vatandaşa yazık onu öl demek bu. Hasta belki bir an önce tedaviye alınması gerekiyor. Böyle kötü bir filyasyon yapıyorsanız ve hala doğru ve tam zamanında doğru kişileri ulaştıramamışsanız, hala Şeffaflık tartışılıyorsa bu işi elinize yüzünüze bulaşır maalesef. O yüzden ben şeffaflık tartışmaları becerdim, beceremedim tartışmalarına bunların kifayetsiz tartışmalar olduğunu bir tıp doktoru olarak söylüyorum, göreve hazırız yardım etmeye hazırız. Türkiye’ye rahatlatmak için en azından ekonomik destekle esnafı mağdur etmeyecek şekilde derhal karantinaya alsınlar karantinaya alsınlar.”


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.