DOLAR 8,6393
EURO 10,1577
ALTIN 487,14
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 22°C
Az Bulutlu
Ankara
22°C
Az Bulutlu
Cts 26°C
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 27°C

Kent Konseyi

Atila Çınar
Makina Mühendisi Yenimahalle Kent Konseyi Başkanı
13.10.2020
A+
A-

Ülkemizde ‘kent konseyi’ olgusu ile tanışıklığımız çok eski değil. Yasadaki yerini 2004 yılında alan, yönetmeliği 2006 yılında yayımlanıp 2009 yılında değişiklik gören kent konseylerinin kuruluş ve çalışmaları biraz yavaş olsa da ilerliyor. Bu yavaş ilerleme nedeniyle kent konseyleri henüz kendilerini tam olarak gösterememiş/anlatamamış durumdalar. Oysa ‘kent’ ve ‘konsey’ sözcükleri birçok dilde ve bizim dilimizde uzun zamandır mevcut.
‘Kent’ sözcüğünün köklerinin Doğu’dan, yani Asya’dan geldiği biliniyor. Asya’da adı en fazla duyulan yerleşim yerlerinden Taşkend, Semizkend (Semerkant) veya Yarkend adlarında geçmesinden oldukça eski bir sözcük olduğu anlaşılmakta. Örneğin 1000 yıl öncesinde ‘kend’ sözcüğünün Uygurlar’da şehir veya kale anlamında kullanıldığı biliniyor. Başka birçok dilde ise kent sözcüğünün daha çok uygarlık/medeniyet anlamını çağrıştıran karşılıkları olmuştur. Yunanca’da ‘polis’, Arapça’da ‘medine’, Fransızca’da ‘cite’ gibi.
Öte yandan ‘konsey’, Fransızca’da ‘danışma, danışma meclisi’ karşılığı olarak kullanılan ‘conseil’den dilimize aktarılmış Latin kökenli bir sözcük. Fransızca cite sözcüğünün evrildiği kaynağın Latince’de ‘danışma, fikir sorma’ anlamına gelen ‘consilium’ olduğu bilinmektedir.
Kend, medeni ve cite kavramlarının, Doğu ile Batı arasında bir köprü olduğumuzu, deyim yerindeyse bize bir kez daha hatırlatan bir araya gelişlerinin bir anlamı olmalı: Medeniyetin gelişmesine olanak sağlayan kentlerde, danışılan, fikir alınan bir meclis arayışı olagelmiştir.
Muhtemelen bu arayışın sonucu olarak, ülkemizde de bir yasal düzenleme yapılmış, 2009 yerel seçimlerinin ardından da kent konseyleri kurulmaya başlamıştır. Mevcut yasaya göre, belediye başkanlığı seçimi yapılan her yerde kent konseylerinin kurulması gerekmektedir. Ancak, beldeler hariç tutulursa, Türkiye’de 1000 civarında kent konseyi olması gerekirken bu sayının 300 civarında olduğu tahmin edilmektedir. 2009 yerel seçimlerinin hemen ardından Belediye Başkanı Sayın Fethi Yaşar tarafından kuruluş genel kurulu toplanan Yenimahalle Kent Konseyi de 300 civarındaki kent konseyinden ilkleri arasında, ‘deneyimli’ bir konsey olarak yer almaktadır.
İlgili yönetmelik, kent konseyi genel kurul yapısının kentin tümünü temsil edecek şekilde oluşmasını öngörmüştür. Kentte teşkilatlanmış olan siyasi partilerin, kamu yönetiminin, yerel yönetimin, üniversitelerin, baronun, meslek odalarının, muhtarların ve kentle ilgili derneklerin temsilcilerinden oluşan genel kurul, yukarıda tanımlanan ‘danışılan, fikir alınan meclis’ yerine geçme niteliğine sahiptir.
Bu bağlamda, kentler için kent konseyinin önemli bir yer ve işlevinin olacağı açıktır. Ancak bunun için öncelikle kent konseylerinin kentliler tarafından tanınması, iyi uygulamaların ve görünürlüğün artması gibi zamana bağlı bazı ön koşullar vardır. Özellikle kent konseyleri için iki temel nitelik olan, bütçesiz çalışma ve başta kent konseyi yöneticileri olmak üzere çalışmalara katılan herkesin gönüllülük esası ile çalışacak olması, yeni ve yaratıcılık gerektiren uygulamaları zorunlu kılmaktadır. İyi uygulamaların yaygınlaşması, örnek olması, görünürlüğün artırılması bu nedenle çok önemli gözükmektedir. Zaman içerisinde, ülkemizde kent konseylerinin sayıları da çoğaldıkça, kent konseylerinin kentlerin yönetiminde önemli bir işleve sahip olacağını düşünüyoruz.
Kent yönetimi denildiğinde hepimizin aklına doğal olarak öncelikle mülki ve mahalli idareler gelmektedir. Mülki idare, yani vali veya kaymakam atanmış yöneticiler olarak doğallıkla siyasi otoriteye bağlı ve mevcut yasaları esas alarak çalışmak durumundalar.
Mahalli idare, yani belediye başkanı ise hemen her zaman bir siyasi partinin adayı olarak seçilmektedir. Belediye başkanları seçildikten sonra tüm kentin belediye başkanı olarak çalışsalar da, bir siyasi partinin adayı olarak algılanmaları devam etmektedir.
Kent konseyi ise, kent gönüllülerinden, kentte örgütlenmiş tüm siyasi partilerin ve kentle ilgili sivil toplum kuruluşlarının, ayrıca kadınların, gençlerin, engellilerin, çocukların ve başka dezavantajlı grupların temsilcilerinden oluşması nedeniyle, kenti daha özgürce düşünebilecek bir yapıdır. Çok sesli, gönüllülerden oluşan ve bütçesiz çalışmayı esas alan bu yapının kentlerin geleceği için yaratıcı fikirlerin ortaya çıkacağı bir iklimi oluşturacağını var sayabiliriz.
Kent konseyleri ve Yenimahalle Kent Konseyi çalışmaları ile ilgili anlatılacak, söylenecek daha çok şey var. Ancak bunların tümünü bir gazete köşe yazısı için ayrılmış alana sığdırmak zor. Bu nedenle önümüzdeki sayılarda zaman zaman, fırsat buldukça çalışmalarımız ve sorunlarımız ile ilgili bilgiler de aktaracağız.
Bu vesile ile yayın yaşamına yeni başlayan Güzel Ankaram gazetesine çıktığı yolda başarılar diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.