DOLAR 12,4902
EURO 14,1332
ALTIN 720,04
BIST 1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 16°C
Sağanak Yağışlı
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pts 21°C
Sal 13°C
Çar 5°C
Per 7°C

KILIÇDAROĞLU: ÇİFTÇİYİ KENDİ ARKA BAHÇELERİ OLARAK GÖRÜYORLAR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çiftçilerle yaptığı buluşmada, “Sanki Türkiye’de bütün araziler ekilmiş, Sudan’dan ve Nijerya’dan arazi kiraladılar. Bir hükümet kendi çiftçisiyle rekabet eder mi? Anayasa, ‘üreticinin eline geçmesi gereken tedbirleri alır’ diyor. ‘Para yok’ diyorlar. Beşli Çeteye var da size niye yok? Çiftçiyi kendi arka bahçeleri olarak görüyorlar. ‘Biz parayı ödemesek de bize oy verirler.’ Asıl sorunumuz bu. ‘Paramı zamanında verdin verdin yoksa oy moy yok’ diyeceksiniz. O zaman göreceksiniz, hükümet sizi dinleyecektir” dedi.

KILIÇDAROĞLU: ÇİFTÇİYİ KENDİ ARKA BAHÇELERİ OLARAK GÖRÜYORLAR
02.02.2021
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çiftçilerle yaptığı buluşmada, “Sanki Türkiye’de bütün araziler ekilmiş, Sudan’dan ve Nijerya’dan arazi kiraladılar. Bir hükümet kendi çiftçisiyle rekabet eder mi? Anayasa, ‘üreticinin eline geçmesi gereken tedbirleri alır’ diyor. ‘Para yok’ diyorlar. Beşli Çeteye var da size niye yok? Çiftçiyi kendi arka bahçeleri olarak görüyorlar. ‘Biz parayı ödemesek de bize oy verirler.’ Asıl sorunumuz bu. ‘Paramı zamanında verdin verdin yoksa oy moy yok’ diyeceksiniz. O zaman göreceksiniz, hükümet sizi dinleyecektir” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde çiftçilerle buluştu. CHP kürsüsünde ilk söz, çiftçilere bırakıldı.

Çiftçi Mustafa İpek, “Tarım Kredi Kooperatifi tarafından üretim araçları haczedilmektedir, üretim araçları elinden alınan çiftçi borcunu nasıl öder? Bu parti meselesi değil, memleket meselesidir. Biz çiftçiyiz, üreteciyiz. Hükümetimiz ve diğer partiler de bizi kabul etsin, görüşelim ama kabul etmiyorlar. Batan çiftçiyi kurtarmıyorlar, yurtdışı telefon şirketlerini kurtarıyorlar. Ne ekersek ekelim para yetmiyor” diye konuştu.

Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, “Döviz kuru artınca gübre fiyatı arttı. Çiftçilik yapan arkadaşlarımız tarlalarına gübre atamıyorlar. Yüzde 85 zam geldi. Çiftçi nasıl atacak” diye sordu.

Çiftçilerin konuşmalarını not alan Kemal Kılıçdaroğlu, daha sonra kürsüye çıkarak özetle şunları söyledi:

KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİ Mİ: Bugün aslında çok önemli bir toplantı yapıyoruz. Cumhuriyetin kuruluşunda sizin adınız, ‘köylü milletin efendisi’ idi. Aradan yıllar geçti. Köylü gerçekten de milletin efendisi mi? Bu sorunun cevabını siz biliyorsunuz.

ÜÇ TRAKYA BÜYÜKLÜĞÜNDE ALAN EKİLMİYOR: İki değerli arkadaşımızı da dikkatle dinledim. Özellikle konuşmanızı ben istedim. Önce sorunu yaşayan insanı dinleyeceksiniz sonra sorunu çözmeye çalışacaksınız. Tarım… Dünyanın bütün ülkelerinde stratejik sektördür. Yani olmazsa olmaz sektördür. Dünyanın bütün ülkeleri, tarıma ayrıca önem verirler. Bir çiftçi haykırıyor. Nereden? 700 bin liralık borç, faiziyle 2 milyon 300 bin liraya çıktı. Bütün her şeyimi bağladılar. Kızım da kefilimdi. İneklerimizi sattık. Birçok hayvan da bakımsızlıktan telef oldu. İsyanında haklı. Stratejik sektörse tarım, tarımı destelememiz gerekir. Çiftçi tarımı terk etmeye başladı. 2002 yılında 26 milyon 579 olan tarım alanımız, 2019’da 23 milyon hektara düştü. Üç Trakya büyüklüğünde alan, ekilmiyor. Bereketli topraklar, niye ekilmiyor? Ektiği zaman zarara uğruyor, batıyor çiftçi. Peki bunu düşünmesi gereken kim? Siyasi otorite, yani devlet.

BİR HÜKÜMET KENDİ ÇİFTÇİSİYLE REKABET EDER Mİ: Sizin sorun yaşadığınız dünyanın çok daha büyük olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Gittiler, sanki Türkiye’de bütün araziler ekilmiş, Sudan’dan ve Nijerya’dan arazi kiraladılar. Bir hükümet kendi çiftçisiyle rekabet eder mi? ‘Nijerya’da daha ucuza mal ediyorum, burada satacağım.’ Peki bizim üreticimiz ne olacak? Buna izin vermeyin. Patates üreticisi, maliyeti bir lira. 50 – 60 kuruşa alıcı bulamıyor. Rakam 400 bin 500 bin bekliyor. Ya çimlenirse ne olacak? Bir Allah’ın kulu, ‘bu patates üreticilerinin derdi var, ben bunları alayım, açlık içinde olan haneler var, bunları bedava dağıtayım’ demiyor. Akıllarına bile gelmiyor. Niçin? Sarayda öyle bir tablo yok, herkesin karnı tok. Sanıyorlar Türkiye’de herkesin durumu iyi. Sizin için tarım için Anayasa’ya özel düzenleme yapılmış, 45. maddede… İktidar sahipleri bu Anayasa’yı bilmiyorlar mı? Haberleri yok mu? Haberleri var. Sayın Başkanım sizden ve Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanından da istirham ediyorum. Anayasa’nın bu 45. maddesini çerçeve içinde bütün ziraat odalarına gönderin.

OY MOY YOK DİYECEKSİNİZ: Hakkınız, hukukunuz teslim edilmiş ama adalet yok, gereği yapılmıyor. Teşvikler ödenmiyor. 2020 yılı ödenmiyor. Anayasa, ‘üreticinin eline geçmesi gereken tedbirleri alır’ diyor. Niye verilmiyor? Peki ‘para yok’ diyorlar. Köprüden geçerken hazine garanti vermiş, ister geç ister geçme. Dolar bazında ödüyor. Beşli Çete’ye var da size niye yok. Saati gelince tak paralarını ödüyorlar. Size gelince kanun var, ödemiyorlar. Niçin? Çiftçiyi kendi arka bahçeleri olarak görüyorlar. ‘Biz parayı ödemesek de bize oy verirler.’ Asıl sorunumuz bu. Bu siyasi tercihten hükümeti vazgeçirmenin yolu, diyecekseniz ki, ‘paramı zamanında verdin verdin yoksa oy moy yok’ diyeceksiniz. O zaman göreceksiniz, hükümet sizi dinleyecektir.

210 MİLYAR LİRA ALACAĞINIZ VAR: Tarım Kanunu. 21. maddesi var. Çiftçinin nasıl destekleneceğini özel kanun düzenlemiş. Bütçeden ayrılacak, kaynak milli gelirin yüzde 1’inden az olamaz. Bugüne kadar, çiftçiye milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmedi. TÜİK, çıkardı onun yüzde 1’ini aldık, size verilen destekleri bir tarafa koyduk, 210 milyar lira alacağınız var bu hükümetlerden. Verilmedi bu size. Verilmediği için tarım bu durumda. Kanun emrediyor ama yapmıyorlar. Niçin? ‘Nasıl olsa çiftçi bize oy verir.’ Öyle bir noktaya geldik ki bıçak kemiğe dayandı.

SİZE VERİLMİYOR, TEFECİYE VERİLİYOR: 2021 bütçesi… Mazot desteği için 2020 bütçesine göre 177 milyon lira daha az para konuldu. Niçin? Gübre için 52 milyon daha az, hayvancılık destek ödemeleri için 558 milyon lira daha az para konuldu. Hem 2020’yi ödemediler hem 2021’de daha düşük destek verdiler. 2021’de çok daha düşük destek göreceksiniz. Hem destek veriyorsun, bir de vergiye tabi tutuyorsun. Zamanında ödemiyorsun, bir de vergiye tabi tutuyorsun. Yüzde 4 kesinti… Ne kesintisi kardeşim! Bunun adı destekleme. Kazanırsınız, alırsınız, satarsınız zaten kesiliyor. Teşvikten vergi alınır mı? Sadece çiftçiden alıyorlar, diğerlerine milyarlarca lira teşvik veriyorlar. 5 kuruş kesilmiyor. Ama çiftçi olunca vur ensesine al lokmayı. Sizin bunu itiraz etmeniz lazım. ‘Bizi batırana oy vermiyoruz’ demeniz lazım. Adalet için sizin hakkınızı savunuyorum. Size verilmiyor, tefecilere veriliyor. Dünyada en yüksek faizle borçlanan ülke Türkiye. Türkiye ekonomide bağımsızlığını kaybetti. Tefecilere ödenen faiz 134 milyar lira. Bir avuç tefeci için. Size ne verildi? Hakkınız olan bile verilmedi. Bu doğru değil. Böyle bir ekonomik politikası olmaz. Yazık günah böyle ülkeye. Burada sağ sol yok. Bu bir memleket meselesidir. Sağcı solcu vardır ama hepsi alın teri döker.

VERMEDİĞİN YERDE SUÇ İŞLİYORSUN: Anayasa, ‘çiftçiyi destekle’ diyorsa, vereceksin. Vermediğin yerde suç işliyorsun. Traktörü hacizli, ineği hacizli, tarım araç gereçleri hacizli. Kanunu kim takıyor. Banka geliyor. Sakarya’da üç köyün tamamı haczedilmiş. Geldiler bize, gittik banka yönetimiyle görüştük. Biz kıyameti koparırız. Oturup anlaşacaksınız. Ne kadar ödüyorsa o kadar alacaksın. Uzlaştırdık ama bu özel bir banka. Şimdi herkes birbiriyle akraba köyünde. Kimi getireceksin. ‘Öde’ diyor, ‘sen patatesimi aldın da ben ödemedim mi, elimde kaldı ne yapacağım ben?’ Adı Ziraat Bankası. Tarım Kooperatifleri, çiftçi kuruluşu olarak kabul etmiyor. Türkiye’yi kuranlar niye bunları kurdu. Çiftçi alın teri döksün, Türkiye kalkınsın diye kuruldu. Bunların yanında zam var. Dünyanın en pahalı mazotunu, Türk çiftçisi kullanıyor. ‘Fiyatlar niye zamlı, niye çok pahalı?’ Her şeyi dolara endekslemişsin, kim endeksledi, çiftçi mi? Çiftçi dolar alıp satıyor mu? Merkez Bankası’nda 128 milyar doları sattılar. Kime sattıkları belli değil. 128 milyar doları çiftçiye verselerdi, bırak Türkiye’yi dünyayı doyururdu. Nereye gitti bu para, kimse bilmiyor. Bugünkü politika siyasi tercihtir. Siyasi tercihten yana olanlar bu mağduriyeti çekerler ama karşıysanız bu siyasi tercihe ‘kusura bakmayın’ diyeceksiniz. ‘Beni aç bırakmak için, icra dairelerinde süründürmek için ben size oy vermedim.’ Mevcut hükümet kime çalışıyor? Çok açık örnek vereceğim. Buğday… Bizim çiftçiden bin 650, dışarıdan bin 800… Kime çalışıyor? Mısır bin 325 liradan aldılar, dışarıdan 2 bin liraya aldılar. Her şeyi niye ithal ediyorsun kardeşim? Daha ucuz değil daha pahalı. Dışarıya bağımlı hale getirdiler. Yozgat’ın mercimeğini bile yok ettiler. Dışarıdan getiriyorlar. Neden? Sizinle rekabet.

GAYRİ MİLLİ SİYASİ ANLAYIŞ: Bir zam yağmuru var, önümüzdeki sene ne olacak? Çok önemli. Gayri milli bir siyasi anlayışla karşı karşıyayız. Kendi çiftçisini değil yabancı çiftçiye destek veren iktidara gayri milli derim. Çiftçi üretecek, kazanacak, zararına nasıl üretsin? Siz kazanmadığınız için esnaf da batıyor. Bu bir zincirdir. Herkesin battığı ama bir avuç kişinin kazandığı anlayışa geçtik. Tarlada kaç lira, markette maç lira? Esnafı tehdit ediyor bu sefer. Herkesi terörist ilan etmeye başladı? Esnafın ne günahı var. Buradan hükümete sesleniyorum: Hükümet, çiftçiyi yanında görmek istiyorsa, bu faizleri silecek. Çiftçinin zaten alacağı var. Hacizleri durdurmak lazım. Zaten yaralı bir de haciz memurları ile mi uğraşsın. Bir önce Allah’a güveneceksiniz, iki sonra kendinize güveneceksiniz, üç sonra bize güveneceksiniz. Kendinize güvenmeyi ihmal etmeyin. Siz çok büyük bir güçsünüz, yeter ki bir araya gelin. Ben elimden geleni yaparım. Siz üretmezsiniz, biz aç kalırız. Bugün yarın ithal ettin, sonra paran bitti nereden ithal edeceksin. Hollanda, bizim Konya’dan küçük. Saygın bir devlet. Yıllık ihracatı 185 milyar dolar. Biz 18 milyar dolar ihraç ediyoruz, ithal ettiğimiz de aşağı yukarı 18 – 20 milyar dolar. Tarımda eksideyiz. Niçin? Devlet, bir ülke ilimle yönetilir. İlimle yönetilmeyen bir ülke zulümle yönetilir. Bir insanı aç bırakmak çaresiz bırakmak en büyük zulümdür. Bunun partisi yoktur. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa, hepimizin derdi olmalı. Madem bayrağımızla hür yaşamak istiyorsak, herkesin karnının doyması lazım. Biz huzuru, adaleti ve bereketi istiyoruz.”


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.