DOLAR 8,1225
EURO 9,7915
ALTIN 466,40
BIST 1.365
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 17°C
Çok Bulutlu
Ankara
17°C
Çok Bulutlu
Per 18°C
Cum 23°C
Cts 26°C
Paz 21°C

KILIÇDAROĞLU: “GÜCÜNÜ SARAYDAN ALIYOR”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu Enis Berberoğlu hakkında Anayasa Mahkemesi kararını tanımayan İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin topluma, “Biz hukukun üstünlüğüne göre karar veren bir mahkeme değiliz. Böyle olmadığımız için de anayasalar bizi bağlamaz biz gücümüzü saraydan alıyoruz” mesajı verdiğini söyledi.

KILIÇDAROĞLU: “GÜCÜNÜ SARAYDAN ALIYOR”
16.10.2020
38
A+
A-

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Enis Berberoğlu hakkında Anayasa Mahkemesi kararını tanımayan İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin topluma, “Biz hukukun üstünlüğüne göre karar veren bir mahkeme değiliz. Biz hukuk devletinin değil, şahsım devletinin hakimleriyiz. Böyle olmadığımız için de anayasalar bizi bağlamaz, biz gücümüzü saraydan alıyoruz” mesajı verdiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın “Adım Adım İktidara Projesi Tanıtım ve İlk Eğitim Toplantısı’na katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun da katıldığı toplantıda erken seçim çağrısını yineleyen ve Berberoğlu kararıyla ilgili sert tepki gösteren Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi:

ÜLKENİN İYİ GİTMEDİĞİ BELLİ: Değerli yol arkadaşlarım adım adım iktidara diyoruz. 6800 yol arkadaşımız 961 mahalleyi gezecek. Amacımız ne hedefimiz ne? Önce şimdi şöyle bir soruyla karşılaşırsanız nerede olursa olsun ister kahvede ister yolda ister caddede ülkenin iyi gitmediği belli. 

EN BÜYÜK DEĞİŞİM CHP’DE: Genelde şöyle bir soru sorulur. CHP hep eleştiriyor hiç öneri getirmiyor. Şu soruyu sorun: Hangi soruna çözüm getirmedi? Sonra şunu aktarın: Siyasi tarihimizde son 10 yılda en büyük değişimi yaşayan parti CHP’dir. Çözüm üreten tek partidir. Hangi sorun olursa olsun; ister esnafın, çiftçinin, sanayinin, dış politika… Biz bu çözümleri evrensel değerler, diğer ülkelerin getirdiği çözümler, bütün bunları özümseyerek yeni bir yol haritası getirdik. Biz, Türkiye’ye karşı en ağır sorumluluğu üstlenmesi gereken partiyiz. Biz kadrolarımızla sorunları çözmek konusunda azimli ve kararlı bir duruş sergilemek zorundayız.”

HAVUZ MEDYASI İTİRAZ EDEMEDİ:  İkinci yüzyıla çağrı beyannamesi Türkiye’yi çağdaş uygarlığa ulaştarıcak yol haritasıdır. Havuz medyası buna itaraz edemedi. ‘Şurası yanlıştır’ diyemediler. Diyemezler zaten. Böyle bir beyannameyi hazırlamak CHP’ye yakışırdı, biz bunu yaptık. Bu beyannameyi kurultayımıza katılan tüm delegelerin oy birliği ile tarihe miras olarak bıraktık. CHP, değişimin ve dönüşümün en büyük adresidir. CHP bugün siyasal partiler içerisinde en nitelikli ve en yetkin kadrolarını bünyesinde barındıran partidir”

İKİNCİ YÜZYILA ÇAĞRI BEYANNAMESİ: İkinci yüzyıla çağrı beyannamesinin önce felsefesini çok iyi bilmek gerekir. Bu felsefeyi bilirsek ikinci yüzyıla çağrı beyannamesini çok iyi anlatırız. Birinci öznesi şudur: Bir yüzyılı geride bıraktık, Milli Kurtuluş Savaşı verdik, Cumhuriyeti kurduk, çok partili hayata geçtik, darbeler, idamlar oldu, gencecik filiz gibi çocuklarımız ülkenin bağımsızlığı için hayatını verdiler. Acılarımız var, başarılarımız var. Bütün bunları 83 milyon olarak hafızalarımızda tutmalıyız. Birinci yüzyılın bize bıraktığı 5 temel sorunu da gündeme getirdik.

GEÇMİŞTEN DERS: Geçmişten ders çıkaramazsanız sağlıklı bir gelecek inşa edemezsiniz. Bu çağrı beyannamesi Türkiye’de hiçbir toplumsal sınıfı dışlamayan bir özelliğe sahiptir. Beyannamenin temel özelliği bir CHP beyannamesinin ötesinde Türkiye’yi ikinci yüzyıla güçlü bir şekilde sokacak Türkiye’yi bölgede güçlü hale sokacak bir beyannamedir. İnanç ve etnik kimlik üzerinden siyaset tarihin tozlu sayfalarında kalmalıdır. İktidarda kalmak için insanların inanç ve kimlikleriyle oynarsanız Türkiye’yi aşağı çekerseniz. Herkesin etnik kimliği kendi şerefidir. Allah ile kul arasına girmenin kimseye yetkisi yoktur. 

İŞTE BEKA SORUNU: Birinci yüzyılın, ikinci yüzyıla mirası 5 temel sorundur. Nüfusumuzun yarıdan fazlası genç. Taşı sıksa suyunu çıkaracak gençler ordumuz var. Eğitimli, dünyayı takip eden genç nüfusumuz var. Bir araştırmada ‘İmkanınız olsa yurt dışına yerleşmek ister misiniz’ diye soruluyor. Gençlerin yüzde 62,5’i ‘evet imkanım olsa yurt dışında yaşarım’ diyor. ‘AKP’lilerin yüzde 47,3’ü imkanım olsa yurt dışına giderim’ diyor. Bu mayıs anketiydi. Eylül anketinde şu soru soruluyor; ‘Size bir ülke kalıcı vatandaşlık verse o ülkeye gider misiniz.’ Yüzde 64’ü evet, sadece yüzde 14’ü hayır diyor. Yüzde 14’ü ise kararsız. Gençliği yüzde 60’ı başka ülkede yaşamak istiyorsa Türkiye’nin beka sorunu ne? Kaç siyasetçi, vatansever bunu düşünüyor? Bayrak için, vatan için mangalda kül bırakmayanlar bu gerçeği görüyorlar mı acaba? İşte beka sorunu budur.”

İFLAS EDEN YARGI: İflas eden bir yargıyla karşı karşıyayız. Her şey çürüyebilir ama yargı çürümez. Yargının kendi içinde bir öz denetimi de var. Ama alt mahkeme, en üst mahkemenin verdiği karar beni bağlamaz diyorsa, çürüme oradan başlıyor. O hakimlerde bir kabahat görmüyorum. O hakimlerin topluma verdiği mesajı 5 maddeyle saydım. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi topluma şu mesajı veriyor:

-Biz, hukukun üstünlüğü ve vicdani kanaate göre karar vermeyiz.

-İkinci mesaj şu: Böyle olmadığımız için anayasa ve yasalar bizi bağlamaz. Biz gücümü anayasadan değil, saraydan alıyoruz diyor.

-Üçüncü mesaj; milletvekilinin yeniden dokunulmazlık kazanması da bizi bağlamaz. Biz yasama organının vekilini Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen yargılarız diyor.

-Saray’dan talimatı aldım gereğini yapacağım TBMM ne derse desin yapacağım diyor. Bir de şunu diyor. Bizi TBMM Başkanı bile eleştiremez. Yasama organına yapılan bir şeye ilk tepki Meclis başkanından çıkmalıdır. Ama sesi çıkamaz. Çünkü o da yetkiyi Saray’dan alıyor.

-Bir de şu mesajı veriyorlar. Bizim Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karara uymamamızı Hakimler ve Savcılar Kurulu da sorgulayamaz. Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun nasıl hızlı kararlar aldığını biliyorsunuz.”

KADINLAR HAKLARINA SAHİP ÇIKMALI: Anayasa gibi seçim yasası da darbe hukukundan ayrılacak. Vatandaşlara şunu sorun; ‘Milletvekillerini siz mi seçiyorsunuz’ deyin: evet derse, o zaman ‘listeleri sen mi hazırladın’ diye sorun. Milletvekillerini millet seçmeli. Genel başkan seçmemeli. Seçim yasasında bunu çok açık bir şekilde koyacağız. Ülkenin yarısı kadın ama Meclis’in neden yarısı değil? Kadınlar da kadın haklarına sahip çıksın, ben bir erkek olarak sizin haklarınıza sahip çıkıyorum. Darbe hukukunun biçtiği elbise bize dar geliyor, bunu değiştirmemiz lazım.”

LÜTUF DEĞİL HAK: Siz siyasal ahlak yasasını çıkarmazsanız, rüşvet alanın büyükelçi olduğu bir ülkede yaşarsanız. Kendisini milliyetçi ülkücü olarak tanımlayan arkadaşlara şunu sorun: /Siz misiniz milliyetçi biz mi?/ Biz, rüşvet yiyen birinin Türk bayrağını taşındığı bir arabayla gezmesini istemiyoruz. Kim bayrağa daha çok sahip çıkıyor? Bu ülkede 10 binlerce çocuk yatağa aç giriyorsa oturup düşünmemiz lazım. Yüz binlerce kişi çöp konteynerlerinden besleniyorsa oturup düşünmemiz lazım. Eğer sosyal yardım alanlar bunu devletin bir lütfu olarak görüyorsa oturup düşünmemiz lazım. Biz, yatağa hiçbir çocuk aç girmeyecek, hiçbir aile çöp konteynerlerinden beslenmeyecek. Hakkı bir lütuf değil hakkı olarak görecek. Hakkı olduğunda talepte bulunur lütuf olarak görürse talepte bulunamaz.”

DÜNYANIN BÜTÜN DEMOKRATLARI BİRLEŞİN:Cumhuriyetin ilk yıllarını düşünün. Bütün komşularımızla barış içindeyiz. Bütün mazlum devletler, İslam ülkeleri bizi örnek almış. Yüzyıl sonra bütün komşularımızla kavga içindeyiz. Ya dedelerimiz yanlış yapmış ya da biz yapmışız. İkinci yüzyıla çağrı beyannamesinde ilk kez CHP bir uluslararası proje öne attı. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nı kuracağız diye… Türkiye, İran, Irak ve Suriye dört ayaklı… Sonra buna İsrail ve Mısır da gözlemci olarak katılabilir. Diğer büyük ülkelerde gözlemci olarak katılabilir. Biz Orta Doğu’da hiçbir halkım aç kalmasına, katledilmesine izin vermeyecek bir projeyi hayata geçmesini istiyoruz. Bu proje hayata geçtiğinde o ülkenin vatandaşları Avrupa’nın kapılarını mülteci olarak çalmak zorunda kalmayacak. Dünyanın bütün demokratlarının diktatörlere karşı birleşmesi lazım.

SAĞ SOL SEÇİMİ DEĞİL: Önümüzdeki seçimler bir siyasal partiler seçimleri değil, demokratlarla diktatörler arasındaki seçimlerdir. Önümüzdeki seçimler bir sağ-sol seçimleri de değildir. Kendi ülkesinde düşüncesini özgürce ifade etmek isteyen demokratlarla otoriter rejim isteyenler arasındaki seçimdir. Bizim bütün amacımız demokratların kazanmasıdır. Bende bir başkası da düşüncelerini söylemeli. Düşünceyi ifadeden korkan bir yönetim kendi ülkesini büyütemez. Bir ülkenin kalkınması farklı düşüncelerden kaynaklanır.”

ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI: Niye seçimden korkuyorlar? Gideceklerini biliyorlar. Bu seçim Kılıçdaroğlu’nun talebi mi? Hayır kardeşim, bu talep Kılıçdaroğlu’nun değil, esnafın, çiftçinin, emekçinin talebidir… 


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.