DOLAR 7,3023
EURO 8,7892
ALTIN 402,30
BIST 1.527
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 8°C
Çok Bulutlu
Ankara
8°C
Çok Bulutlu
Çar 10°C
Per 10°C
Cum 15°C
Cts 16°C

KISIRLAŞTIRMA AMELİYATI SONRASI ÇOCUĞU OLDU, DAVA AÇTI, ANAYASA MAHKEMESİ ‘HAK İHLALİ’ DEDİ

Devlet hastanesinde kısırlaştırma (vasektomi) ameliyatı olan vatandaş 19 ay sonra çocuk sahibi olduğunu öğrenince başlattığı 10 yıllık hukuk mücadelesini nihayet kazandı. Anayasa Mahkemesi, “maddi ve manevi varlığını koruma hakkı ihlal edildi” diyerek yeniden yargılama yapılmasına karar verdi, ancak tazminat isteğini kabul etmedi.

KISIRLAŞTIRMA AMELİYATI SONRASI ÇOCUĞU OLDU, DAVA AÇTI, ANAYASA MAHKEMESİ ‘HAK İHLALİ’ DEDİ
22.10.2020
15
A+
A-

Devlet hastanesinde kısırlaştırma ameliyatı olan vatandaş 19 ay sonra hayatının şokunu yaşayarak çocuk sahibi olduğunu öğreninince başlattığı 10 yıllık hukuk mücadelesini nihayet kazandı. Anayasa Mahkemesi, “maddi ve manevi varlığını koruma hakkı ihlal edildi” diyerek yeniden yargılama yapılmasına karar verdi, ancak tazminat isteğini kabul etmedi.

4 çocuğu olan K.D. 2010 yılında vasektomi ameliyatı oldu. Ancak ameliyattan 19 ay sonra eşi G.D. hamile kaldı.

Bu durumdan zarar gördüklerini belirten çift Sağlık Bakanlığı’na yaptıkları başvurunun reddedilmesi üzerine İdare Mahkemesine bakanlık aleyhinde dava açtı. Çift, dava dilekçelerinde yaşlarının ileri olduğunu, ekonomik durumlarının yetersiz olduğunu, başka sağlık sorunları da bulunduğunu bu nedenle gebelik istemediklerini ancak hatalı tıbbi müdahale sonucu gerçekleşen gebelik nedeniyle zarara uğradıklarını anlattı. Çifti, doğum ve ardından yaşadıkları tedavi sürecinde yaşadıkları zorluklar nedeniyle psikolojilerinin bozulduğunu, doğan çocuğun bakım ve eğitim masraflarını karşılayamayacaklarını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.

Bakanlıktan gelen savunma üzerine verdikleri dilekçede de çift, Tedavi Sonrası Bilgi Formunda “dikkat etmesi gereken noktalar” kısmında “4 ay korunacak” dışında bir ibare bulunmadığını, işlemi gerçekleştiren doktorun kendilerine işlem sonrası test ve kontrol ile ilgili bildirim yapmadığını, doktorun vasektomi sonucu geri dönülemez şekilde kısırlık olacağını bildirdiğini belirtti.

ADLİ TIP: TIBBİ İHMAL DEĞİL 

Yargılama sürecinde düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda, vasektomi sonrası sperm kanallarının tam kapanmamasının gebeliğe neden olabileceği, her türlü özene rağmen görülebileceğini, bunun tıbbi ihmal ya da ‘kusura bağlı olmayan komplikasyon’ olarak görülebileceği değerlendirildi.

Raporda vasektomi işlemini yapan doktorun da savunmasına yer verildi. Doktor, hastaya 4 ay sonra kontrole gelmesi gerektiğini ancak hastanın bu kontrole gelmediğini anlattı.

İdare Mahkemesi, 2014’te verdiği kararında, bilirkişi raporunu esas alarak ileri sürülen zararla idarenin tazmin sorumluluğu arasında bağ olmadığını bildirerek davanın reddine karar verdi.

Rapora itiraz ederek kararı temyiz eden D. çiftinin bu başvurusu da 2017’de Danıştay’dan döndü. Bunun K. ve G.D. Anayasa Mahkemesi’ne hak ihlali iddiasıyla başvurdu.

“Vasektomi ameliyatından sonra sperm testi yapılması gerektiği halde bu konuda bilgilendirilmedikleri ve ameliyattan sonra kontrole çağırılmadıkları, ilgili testlerin yapılmadığı, bu nedenle ameliyatı gerçekleştiren doktorun kusurlu olduğu” iddiasını görüşen Yüksek Mahkeme, konuyu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde ve Anayasa’nın 17. maddesinde yer alan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı açısından inceledi.

Anayasa Mahkemesi, evli çiftin anayasada güvence altına alınan “kişinin maddi ve manevi varlığının ihlal edildiği” sonucuna vardı. 

Başvuruculara Bakanlık görevlileri tarafından test ve kontrolle ilgili herhangi bir uyarı yapılmadığını belirleyen Yüksek Mahkeme, iddiaları kabul ederek, oy birliğiyle hak ihlali kararı verdi. Tazminat talebini kabul etmeyen Anayasa Mahkemesi, kararın bir örneğini yeniden yargılama yapılması amacıyla Bursa 1. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.