DOLAR 8,4172
EURO 10,0166
ALTIN 493,11
BIST 1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 34°C
Açık
Ankara
34°C
Açık
Cts 34°C
Paz 34°C
Pts 34°C
Sal 35°C

Mimar Sinan ölümünün 433. yılında saygıyla anıldı

Mimarlık örgütleri, Türk mimarlık tarihinin en büyük ustası olarak kabul edilen Mimar Sinan’ı ölümünün 433. Yılında, Ankara’da saygıyla anıldı.

Mimar Sinan ölümünün 433. yılında saygıyla anıldı
09.04.2021
16
A+
A-

Mimarlık örgütleri, Türk mimarlık tarihinin en büyük ustası olarak kabul edilen Mimar Sinan’ı ölümünün 433. Yılında, Ankara’da saygıyla anıldı.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Türk Serbest Mimarlar Derneği (TSMD), Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği (KORDER) ve Mimarlar Derneği 1927, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ndeki (DTCF) Mimar Sinan heykeli önünde anma gerçekleştirdi.

Mimar Sinan’ın bıraktığı değerlerin yaşatılarak korunması çağrısında bulunan mimarlık örgütleri, ülkemizin zor günlerden geçtiği bu süreçte karar vericileri; çağdaş yaşama, halk sağlığına, kamucu politikalara ve tüm toplumun refahına dönük adımları atması için sorumluluğa davet etti.

Yapılan ortak açıklamaya, Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Nihal Evirgen, Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Muteber Osmanpaşaoğlu, Türk Serbest Mimarlar Derneği (TSMD) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Osman Öztürk, Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği (KORDER)Yönetim Kurulu Başkanı Müge Bahçeci, KORDER Yönetim Kurulu Üyesi Ali Fuat Tek, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakülte Sekreteri Ömer Çebin,  Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Yeşim Doğan katıldı.

Mimarlığın halk sağlığı ve  doğa ile barışık olmasının önemi ortaya çıkmıştır

Ortak açıklamayı Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Muteber Osmanpaşaoğlu, okudu.

Osmanpaşaoğlu, şunları dile getirdi:

“ Balkanlar’dan Yakındoğu’ya çok geniş bir coğrafyada Osmanlı’nın özgün mimarisini yaratan ve en görkemli yapılarını inşa eden, evrensel deha Koca Sinan’ı yaşama veda edişinin 433. yılında saygıyla anıyoruz. Osmanlı kentlerinin oluşumunu büyük ölçüde yönlendiren, gördüklerini ve öğrendiklerini geliştirerek yeniyi bulma çabasında olan, tekrar etmeyen, kopyalamayan bir anlayışla mesleğini yapan Sinan, bu sebeple sadece Türkiye’de değil tüm dünyada tanınan bir mimardır. Eserleri, ‘insanın yaratıcı dehasının başyapıtları’ ve ‘insanlık tarihinde dikkat çekici bir aşamanın seçkin örnekleri’ olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir. Sinan’ın doğruyu ve iyiyi yapmanın kolay yolu seçerek, hazırcılık ile olamayacağını; mimarlığın, tasarlamanın böyle anlaşılamayacağını ispatlayan bu anlayışı, yüzyıllar sonra hala büyük ölçüde geçerliliğini korumaktadır. Sinan’ın mirasının bütünlük içinde korunması ve yaşatılması, bu anlayışın devam ettirilmesi ve farklı biçimlerde meslek alanımıza aktarılarak sürekliliğinin sağlanması mimarlık örgütleri olarak görevimizdir. Mimarlık ve planlamanın halk sağlığı ve doğa ile barışık olmasının önemini bir kez daha anladığımız bu salgın günlerinde Sinan’ın işlevsellik ve estetiğin bir arada yer aldığı, uyumlu ve tutarlı mimari çözümlerinin değeri yeniden ortaya çıkmıştır.”

Sinan’ın dehasını her alanda yeniden üretmek ve yaşatmak gereklidir

“Sağlıklı yaşamın temelinin sağlıklı mekânı ve altyapıyı oluşturmakla ilişkili olduğunu, doğal yaşama ve çevreye saygılı mimari anlayışı ile kanıtlayan Sinan’ın eserlerinden bugün de öğrenilecek çok şey olduğu görülmektedir” diyen Osmanpaşaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Ancak günümüzde ormanları ve tarım alanlarını dahi imara açan, kentin en önemli rüzgar koridorları olan vadileri yağmalayan, hava ve su kirliliğinin hat safhalara ulaşmasına neden olan sermaye ve rant odaklı kentleşme politikaları ile doğa, tahrip edilmeye devam ediyor. Üstelik kültürel, tarihi ve mimari mirasa saygı göstermeksizin, geri dönülmez biçimde yok olmasına neden olacak şehircilik anlayışı, yalnızca eserleri değil, toplum sağlığını ve kamunun zenginliklerini de tehlikeye atıyor. Oysa Sinan’ın mimarlığı bizlere, mimarlığın yalnızca yapılı çevre üretiminden ibaret olmadığı; üretilen yapılar ile birlikte yeni bir yaşam kurgusu ve sağlıklı çevreler inşa edilmesi gerekliliği hakkında dersler vermektedir.  Koca Sinan’ın başyapıtlarında izlenen bağlamsal ilişkilendirme yeteneği, yapı sistemlerindeki tutarlılık, mekânsal kurgudaki bütünlük ve toplumların yaşam biçimleri ve kültürleriyle kurulan uyum bugünün mimarları ve mimarlık eğitimi için özel değerler oluşturmakta ve yalnız eserlerine sahip çıkmak değil, Sinan’ın dehasını her alanda yeniden üretmek ve yaşatmak gerekliliğini göstermektedir. “


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.