DOLAR 8,6023
EURO 10,2687
ALTIN 493,11
BIST 1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 27°C
Gök Gürültülü
Ankara
27°C
Gök Gürültülü
Per 28°C
Cum 29°C
Cts 29°C
Paz 30°C

ÖRNEK GAZİLER UMUT AŞILIYOR

Everest’in 5 bin 350 metrede bulunan ana kampa kadar tırmanan iki Gazi Koray Gürbüz ve Ömer Duran, kendileri gibi gazi arkadaşlarına umut aşılıyor. 2018’de Anıtkabir’den aldıkları Türk bayrağını 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 103’üncü yıl dönümünde Everest’te dalgalandıran gaziler, hedeflerinin kendileri gibi gazi olan arkadaşlarına hayatın her şeye rağmen devam ettiğini anlatmak olduğunu ifade ettiler. Gürbüz tırmanma sonrası yaşadıkları duyguyu “Base Camp’ ta, Atamızın kabrinde dalgalanan Türk bayrağını 5 bin 350 metre açmak bizim için büyük onur ve gurur oldu” cümleleriyle özetlerken Duran ise “Çanakkale Zaferi’ nin 103’ ncü yıldönümünde Kara Kuvvetleri Şehitlerini Anma Günü’ nde onların adını anarak böyle bir projenin içinde bulunmak benim için çok büyük bir şeref” dedi.

ÖRNEK GAZİLER UMUT AŞILIYOR
19.09.2020
A+
A-

Everest’in 5 bin 350 metrede bulunan ana kampa kadar tırmanan iki Gazi Koray Gürbüz ve Ömer Duran, kendileri gibi gazi arkadaşlarına umut aşılıyor. 2018’de Anıtkabir’den aldıkları Türk bayrağını 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 103’üncü yıl dönümünde Everest’te dalgalandıran gaziler, hedeflerinin kendileri gibi gazi olan arkadaşlarına hayatın her şeye rağmen devam ettiğini anlatmak olduğunu ifade ettiler. Gürbüz tırmanma sonrası yaşadıkları duyguyu “Base Camp’ ta, Atamızın kabrinde dalgalanan Türk bayrağını 5 bin 350 metre açmak bizim için büyük onur ve gurur oldu” cümleleriyle özetlerken Duran ise “Çanakkale Zaferi’ nin 103’ ncü yıldönümünde Kara Kuvvetleri Şehitlerini Anma Günü’ nde onların adını anarak böyle bir projenin içinde bulunmak benim için çok büyük bir şeref” dedi.

DURAN: “PROJE TEKLİFİ GELDİĞİNDE DAĞA NASIL TIRMANACAĞIZ DEDİM” 

Everest’e tırmanan ilk gazilerden Koray Gürbüz 2005 yılında Hakkâri Çukurca’da yaralanarak gazi oldu. Adaşı olan diğer Koray Gürbüz, “Bana teklif Koray abiden geldi. Ben zaten macerayı seven biriyim o yüzden bu projenin içinde yer almayı istedim” Gazi Ömer Duran ise kendisine teklif ilk geldiğinde ilk başta yapamayacağını düşündüğünü ama sonradan kabul ettiğini söyleyerek o günü şu ifadelerle anlattı: “Bize Koray, ilk anlattığında ‘manyak mısın? Biz daha şurada doğru düzgün tepeye tırmanamıyoruz. Dağa nasıl tırmanacağız?’ dedik. Ama Daha sonra arkadaşım anlattıktan sonra mantıklı geldi. Ortak karar verdik. Çıkalım dedik ve projeye dahil olduk”

Projeyi ilk kabul ettiğinde ailesinden sadece rahmetli babasının karşı çıktığını anlatan Gürbüz sebebini ise şu cümlelerle dile getirdi “Yaklaşık bir 15-20 senem Güneydoğu’da geçti. Artık risk almak istemedi. Kendisine göre onun da sebepleri vardı. Ben de kendisinin düşüncelerini saygıyla karşıladım tabii. Diğer bütün aile fertlerimin hepsi yanımdaydılar, gayet olumlu bir şekilde bana destek oldular” Duran, ailesinin önce karşı çıktığını daha sonra olumlu yaklaştıklarını, sadece gidecekleri hafta televizyon Everest adında bir film yayınlandığını ve annesinin bundan etkilendiğini belirterek olayı şöyle anlattı: “En çok tepki veren annemdi. Bu haberi duyduğunda o hafta televizyonlarda Everest filmi oynuyordu. Filmde oynayan karakterin burnu düştüğünde, ‘Oğlum senin de burnun kulağın düşer sakın gitme oralara dedi. Geri getirmezler ölünü, cenazeni’ demişti” Annesinin yanı sıra doktorunun da karşı çıktığı ve kendisini uyardığını anlatan Duran “Bu süreçte karşı çıkan bir de doktorum vardı. ‘Manyak mısın, deli misin oğlum. Bir tane ayağın var. Bizim çift ayağımız varken çıkamıyoruz. Sen tek bacakla nasıl çıkacaksın’ dedi. Karşı çıkan çok oldu” ifadelerini kullandı.

Duran, tırmanış hazırlıklarına Genel Kurmay Başkanlığı’nın izniyle, Kara Harp Okulu Spor Okulu Komutanlığı’nda başladıklarını ve Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfının da kendilerine sponsor olduğu paylaşırken Koray ise hazırlık süreçlerini şöyle anlattı: “Bizim yaklaşık iki yıllık bir hazırlık sürecimiz oldu. Bu süre zarfında bize Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Okul Komutanlığında görevli Albay Murat Erdoğan gözetiminde başladık projemize. Gazi arkadaşlarımızın uzuvları olmadığı için farklı bir programla antrenmanlara başladık.  Bir Likya yolu yürüyüşümüz oldu 3-4 gün süren. Daha sonra 2017 yılında kışın Erciyes Dağı’na tırmanışımız oldu. Projenin genelinde akciğer kapasitesini geliştirmeye yönelik antrenmanlar yaptık. Çünkü oradaki hava koşulları bizi zorlayacağından dolayı. Bizim için gayet verimli 2 sene geçti”

“5 BİN 350 METRE’DE ANITKABİR’DEN ALDIMIZ BAYRAĞIMIZI DALGALANDIRDIK”

Everest’e tırmanmaya 8 Mart’ta başladıklarını söyleyen Koray, o süreci şöyle anlattı: “. 8 Mart’ta Katmandu’dan Lukla’ ya uçuşumuz oldu. Bizim Everest tırmanışımız 8 Mart’ta başlamış olddu işin gerçeği. Yolculuk yani tırmanış boyunca yaptığımız yürüyüş biraz zorlu geçti. Phakding, Namche, Tyangboche, Pheriche,  Lobuche ve Base Champ duraklarımız vardı. Arkadaşlarımızın uzuv kaybından dolayı yolda epey sıkıntı çektik. Önder’in sağ bacağı alttan ampute olduğu için protez bacağı onu epey bir yaraladı. Ömer’in sol bacağında yarası olduğu için orası iltihap bağladı. Ona yolda küçük bir operasyon yapmak zorunda kaldık. Neşterle bacağındaki iltihabı boşaltmak zorunda kaldık. Amacımızda 18 Mart Kara Şehitlerini Anma Günü’nde bayrağımızı base campta açabilmekti. Benim de kendi sıkıntılarım vardı. Daha önce dalıştan dolayı tırmanmam aslında biraz riskliydi. Son gece benim de nefes almam konusunda sıkıntı yaşadık. Ama 5 bin 350 metrede bayrağımızı açabildik”

1995 yılında Uludere Şırnak bölgesinde, ateşli silahlı yaralanma sonucu sol bacağımdan yaralanan ve 4 yıl boyunca tedavi gördüğünü anlatan Duran, bacağında bulunan yaranın sürekli iltihaplandığı ve orada da bu durumun başına geldiğini anlattı.

Duran, tırmanırken bacağının iltihap topladığını ve bacağını kesmeyi bile düşündüğünü söyleyerek tırmanırken ne kadar zorlandığını şu cümlelerle anlattı: “Yürüyüşün ilk bir kilometresi çok önemliydi. Bir kilometre normal yürüdük. Fazla yokuş yoktu. Ondan sonra biz etkiyi anladık. Neler yaşadığımızı o zaman anladık. Ayağımın tekinin olmadığını söylemiştim. Artık yürümüyor arkamdan sürünüyordu. O zaman biz dedik burada çok eziyet çekeceğiz ama ne kadar eziyet çekersek çekelim bu işi başaracağız diye karar verdik. 95 yılında yaralandığımda onun etkisiyle o tarihten beri ufaktan bir enfeksiyon olayı var bende. Bazen tekrarlıyor bu durum. Oraya da kısmet oldu. Şansımıza, tuhaf bir şansımız vardır bizim. Sanırım tırmanışımızın yedinci gününde ayağımdaki yara kapandı. Enfeksiyon dışarı akmama başladı. Öyle olunca da bu ayak beni ne yürütüyor ne yatırıyor ve inanılmaz bir acı çektirmeye başladı bana. Arkadaşlarım sağ olsunlar destek oldular bana. Ben yanımda her zaman özellikle böyle uzun yollarda ameliyat seti gibi bir set taşırım. Arkadaşlar onun yardımıyla ufak bir operasyon yaptılar. Bir gün sonra sabah yürümeye başladım. Arkadaşlarımın böyle bir projede bana yer vermesinden dolayı çok mutluyum”

Zor zamanlar geçirdikleri kadar eğlenceli anılarının da olduğunu söyleyen Duran, Everest’ten aşağıya indikten sonra Şerpa’ lara bahşiş bırakma konusunda yaşadıklarını “Cebimizde de bir miktar para var. Koray, ben ve Önder verelim mi vermeyelim mi diye tartıştık orada. Koray ve Önder’in ısrarı üzerine vermeye karar verdik. Arkadaşlarım tüm parayı vermek istedi ben de 100 dolar verelim dedi. Anlaşamadık o konuda ve onların baskısı sonucunda yüksek bir miktar para verdik. Bir gün sonra şehre indiğimizde otel paralı, yemek paralı, geziyoruz o da paralı. 2 gün paramız yetmedi ve onlara bunun hesabını sordum. Güzel anılar tabi bunlar” cümleleriyle paylaştı.

Bir başka anılarının da Türkiye’den götürdükleri çayı demlerken yaşadıklarını söyleyen Duran,” 14 gün boyunca hiç çay içemedik. Yanımızda da çay götürmüştük. Her gittiğimizde çaydanlık sorduk. Demlemek istiyoruz ama çaydanlığımız yok. Sonra bir yerde bulduk. Çaydanlığın boyu bizim çaydanlıkların beş katı ve demliği yok. Sobanın üstünde çayı demledik. Önder çayı o kadar fazla atmış ki zift gibi olmuştu. Çay içiyoruz, çay tadı değil. Acayip bir tadı var ve şekerimiz yok. Biz etrafımızdaki turistlere de verdik. Biz beğenmedik ama turistler çok beğendi. Hepimize teşekkür etmişlerdi. Türkiye’de içtiğimiz çayın aynısını burada da içtik demişlerdi” ifadelerini kullandı.                                                                                                                                                                                               

Gazilere, uzuv kayıplarına rağmen hayatın devam ettiğini söyleyen ve umut aşılayan Koray, “Amacımız halkta gazilik bilinci oluşturmak diğer amacımız ise gazi arkadaşlarımıza her türlü uzuv kayıplarına rağmen hayatın devam ettiğini hala bir şeyler yapabileceklerini göstermek istedik ve başardık. Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm gazi arkadaşlarımızın 19 Eylül Gaziler günü kutlu olsun” dedi.

Duran, ise gazilere dik durun ve hayatta kalın diyerek “Çanakkale Zaferi’ nin 103’ ncü yıldönümünde Kara Kuvvetleri Şehitlerini Anma Günü’ nde onların adını anarak böyle bir projenin içinde bulunmak benim için çok büyük bir şeref. Gazi arkadaşlarımın 19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun. Hayatın içinde varız. Hayata küsmeyin. Dik durun ve hayatta kalın” ifadelerini kullandı.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.