DOLAR 12,4902
EURO 14,1332
ALTIN 720,04
BIST 1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 16°C
Sağanak Yağışlı
Ankara
16°C
Sağanak Yağışlı
Pts 21°C
Sal 13°C
Çar 5°C
Per 7°C

ÖZTRAK: ‘HER ŞEYİN SORUMLUSU BENİM’ DEDİKTEN SONRA, YANLIŞ GİDEN HER ŞEYİN SONUNDA İSTİFA ETMESİ GEREKİR AMA NEREDE?

CHP Sözcüsü Faik Öztrak’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘istifa’ yanıtı: . ‘Bu memlekette her şeyin sorumlusu benim’ dedikten sonra, yanlış giden her şeyin sonunda istifa etmesi gerekir ama nerede?

ÖZTRAK: ‘HER ŞEYİN SORUMLUSU BENİM’ DEDİKTEN SONRA, YANLIŞ GİDEN HER ŞEYİN SONUNDA İSTİFA ETMESİ GEREKİR AMA NEREDE?
05.02.2021
A+
A-

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’nde Rektör Melih Bulu’nun istifa etmesi talebiyle yapılan eylemler için söylediği “Yürekleri yetse Cumhurbaşkanı da istifa etmelidir diyecekler” sözlerine yanıt verdi: “Pandemi sürecindeki başarısızlıkları, vaka sayılarının saklanması nedeniyle vatandaşların gerekli önlemleri almaması nedeniyle istifaya davet etmiştik. ‘Bu memlekette her şeyin sorumlusu benim’ dedikten sonra, yanlış giden her şeyin sonunda istifa etmesi gerekir, ama nerede?”

Öztrak, CHP Genel Merkezi’nde yaptığı basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztrak’ın açıklamasından öne çıkan başlıklar şöyle:

YANLIŞTAN DÖNMEK DE ERDEMDİR: Sayelerinde ülkeye “açlık, kıtlık, kuyruklar” geldi. Erdoğan’ın şahsım rejimi, milletimizin sadece gelirini, aşını çalmadı, işini de çaldı. Son 2,5 yılda, işi, gücü olan 1 milyon 646 bin çalışanımız işini kaybetti. Gerçek işsizlerimizin sayısı 10,5 milyonu buldu. Ama Erdoğan’ın Şahsım Rejimi, bıraktık gençlerimize iyi eğitim ve iş imkanı sunmayı, iyi eğitim alan az sayıdaki gençlerimizi bile “terörist” ilan ediyor. Gençlerimizi düşmanlaştırıyor. Siz bunu hangi akılla, hangi hakla yapıyorsunuz Sayın Erdoğan? Times Yüksek Öğrenim Endeksi’nde, Boğaziçi Üniversitesi 2014’te, dünyanın en iyi 200 üniversitesi arasındaymış. Şahsım Erdoğan rejiminin düğmesine basıldıktan sonra, ilk 600’de bile değil. Bizde kaliteli yükseköğrenim kurumları zaten azdı, şimdi Erdoğan’ın şahsım rejiminde “az” olan da “yok” olmak üzere. Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim görevlileri, öğrenciler, çalışanlar işte bu kötü gidişe “yeter artık” diyorlar. Üniversitelerini, geleceklerini kurtarmaya uğraşıyorlar. Bu meşru taleplerini de barışçıl bir şekilde, demokratik haklarını kullanarak dile getiriyorlar. Öğrencilerin haklı taleplerini dinlemek yerine, türlü provokasyonlara girişerek, öğrencilerin meşru eylemlerini çalmaya çalışmak da neyin nesi oluyor? Yapılan atama yanlış. Yanlıştan dönmek de bir erdemdir. Bu erdemi ya Erdoğan gösterecek ya da atanan kayyum…

BU ÇOCUKLARA EZİYET ETMEKTEN VAZGEÇSİNLER: Pandemi sürecindeki başarısızlıkları, vaka sayılarının saklanması nedeniyle vatandaşların gerekli önlemleri almaması nedeniyle istifaya davet etmiştik. “Bu memlekette her şeyin sorumlusu benim” dedikten sonra, yanlış giden her şeyin sonunda istifa etmesi gerekir ama nerde? Bu süreçte Cumhur ittifakının ortakları Boğaziçi konusunda giderek sıkıntılı bir noktaya gittiklerini yaptıklarının zulüm olduğunu bunu milletin artık kabul etmeyeceğini görüyorlar. Bahçeli dönüyor, ‘başı ezilecek yılanlar’ dediklerinin ebeveynlerine sesleniyor, Bugün de Erdoğan dün terörist dediği çocuklara yavrularımız diyebiliyor. Bu çocuklara eziyet etmekten vazgeçsinler. Bu çocuklar istikballeri için mücadele ediyorlar.

GÜNDE ORTALAMA 114 BİN KİŞİ AŞILAYABİLDİLER: “Ocak sonuna kadar 40 milyon, Şubat sonuna kadar 50 milyon doz aşı gelecek” dediler. Geldi mi? Hayır. Ocak ayı bitti. Gele gele 13 milyon doz aşı geldi. Yine Ocak sonuna kadar 1,5 milyon doz Alman aşısı gelecekti. O da ortada yok. Sağlık Bakanı, “Günde 1 milyon 100 bin kişiyi aşılayacağız” dedi. Aşılaya aşılaya günde ortalama 114 bin yurttaşımızı aşılayabildiler.  Hani Erdoğan’ın şahsım rejiminde her iş hızlı olacaktı? 22 günde aşılanan yurttaşlarımızın sayısı 2,5 milyon. “İki günde yapacağız” diye söz verdikleri aşıyı, 22 günde yapabilmişler. Neden? Sorumlu, sağlık personelimiz değil. Çünkü bizim koruyucu hekimlik konusunda sağlık personelimizin başarısı tüm dünyada tescilli… Sorumlu yeterli aşı tedarikini yapamayan Saray. Şimdi elde yeterli aşı ve ciddi bir aşı planlaması olmadığı için, İşlerin ağırdan alındığı anlaşılıyor. Tüm dünya zamana karşı yarışıyor. Virüsün mutasyona uğraması, Yani kılık değiştirmesi ihtimaline karşı aşıların hızla yapılması lazım. Aşılama bitene kadar da sosyal mesafe tedbirlerine harfiyen uymak lazım.

VİRÜS AK PARTİ KONGRELERİNDE BULAŞMIYOR: Ama sosyal mesafe gözetmeden doldurulmuş kapalı salonlarda, AK Parti il kongreleri yapılıyor. Bugün de 7 ilde AK Parti kadın kolları kongreleri vardı. Yine salonlarda hiçbir sosyal mesafe yoktu. Restoranlar, lokantalar, eğlence mekanları kapalı. Esnaflarımız kan ağlıyor. Restoranda, kafede, kahvehanede bulaşan virüs, Her nasılsa şarkılı, türkülü AK Parti kongrelerinde bulaşmıyor. Anlaşılan, sırra kadem basan Alman aşıları, milletten önce AK Parti teşkilatıyla buluştu. Erdoğan’ın kongrelere uzaktan bağlantıyla katılıp, kendisini korurken, salonları “sosyal mesafesiz” dolduran partililerine teşekkür ediyor. Ama bizim il başkanlarımız bir restoranda kazara toplantı yapsa, “Salgın kuralları ihlal edildi” deyip, hem iş yerine hem de arkadaşlarımıza cezalar yağdırılıyor.

ESNAF ARTIK DAYANAMIYOR: Sarayı uyarıyoruz. Esnaf artık dayanamıyor. Kapıya dayanan icra tebligatlarına, esnaflarımız canıyla karşılık veriyor. Esnaflar artık dayanamıyor. Esnaflarımız saraya, canıyla ihtarname çekiyor. Bu feryadı duyun. Bu çaresizliği görün. Ama Sarayın kulakları var; duymaz, gözleri var; görmez. Çünkü kalpleri mühürlü… Kalplerinin mühürlendiğini, Erdoğan’ın çıkardığı şu karar diyor. Bu kararla, esnafın kredi borçları güya altı ay erteleniyor. Faiziyle erteleniyor.  Hem de yeni yüksek faizle erteleniyor. Yetmezmiş gibi kredi borçlarının taksit sayısı da değiştirilmedi. Ertelenen borç, sözleşmedeki vadenin üzerine yayılarak tahsil edilecek.  Bu da yetmez… Borç erteleme işleminden doğan, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi bile esnaftan tahsil edilecek. Bari bunun vergisini alma. “Esnaftan ne koparırsak, o kâr” diyorlar. Bu esnaf size 40 yıl vergi ödedi, pek çoğu size oy verdi. Ama siz esnaflara 40 gün bakamadınız. “Millet kuru ekmek yiyorsa, aç değildir” diyen bunlar. “Kapanan dükkan yok” diyen bunlar. “Evime ekmek götüremiyorum” diyenin başına, “Al, keyif çayı iç” diye çay paketi çalanlar bunlar. Memlekette çöp konteynerlerinden, pazar döküntülerinden rızkını toplayanlar için

‘ŞAHSIM REJİMİ’ ÜLKEMİZİN KASASINI BOŞALTTI: “Rastgele çekilen fotoğraflar” diyen bunlar. Bunların gözleri, kulakları, kalpleri mühürlenmiş.  Milleti unutmuşlar, Milletin halini görmüyorlar. Sesini duymuyorlar. Erdoğan’ın şahsım rejiminde, saraydakilere ballı börek, millete askıda kuru ekmek. Erdoğan’ın “Şahsım Rejimi” ülkemizin kasasını boşalttı. Kayınpeder, Damat bir oldular, Merkez Bankası’ndaki 128 milyar doları buhar ettiler. Şimdi Merkez Bankası Başkanı bu giden dolarları yerine koymak için “Bu yıl uzunca bir süre faizler yüksek kalacak” diye açıklama yapıyor. Bu maliyete ne uğruna katlandık? Bir kuru inat uğruna. Bu dövizler kime gitti, kaçtan gitti hâlâ kimse bilmiyor. Bu işi yapanlar hakkında açılan bir soruşturma var mı? Ne gezer. Yeni atanan bakan ve başkan da üç maymunu oynuyor.  Erdoğan’ın şahsım rejimi milletin cebini de boşalttı. 2008’de milli gelir 783 milyar dolardı. Bugün 702 milyar dolar. 2007’de kişi başına gelir 9 bin 735 dolardı. Bugün 8 bin 381 dolar. Millet 12-13 yıl önceki gelirini bile mumla arar hale geldi. Bu 128 milyar doların satılmasıyla Türkiye Londra’daki sıcak paracılara mahkum olmuştur. Onlar ne derse onu yapmak zorunda kalmıştır. Erdoğan içeriye başka bir mesaj vermekte, ama dışarıdaki sıcak paracıların talepleri karşısında “Tamam, dediğinizi yaparım” demektedir.

TÜM PARTİLERLE GÖRÜŞEBİLEN CHP’DİR: Siyasi partiler arasında ziyaret trafiği hızlandı. Dün biz, Saadet Partisi’ne bir ziyaret gerçekleştirdik. Bugün de Halkların Demokratik Partisi yöneticileri, Genel Merkezimize ziyaret gerçekleştirdi. Diğer partilerin de birbirleriyle görüşmeleri sürüyor. Bugünkü ziyarette, Ülkemizin içinde bulunduğu buhranı, demokrasi ve hukuk devletindeki aşınmayı, artan işsizliği, açlığı ve milletin boşalan tenceresini görüştük. Milletin sesine kulak veren partiler, buhrandan çıkışın nasıl olacağı konusunda fikir alışverişinde bulunuyorlar. Burada bir hususun altını da çizmek istiyorum: CHP bu ülkenin birliğinin, bütünlüğünün sigortasıdır. Bu çerçevede, tüm partilerle görüşebilen parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Bu, demokrasimizin geleceği için büyük bir imkandır. Ülkedeki hukuk devletinin, yargı bağımsızlığının, mutfaktaki boş tencerenin, işsizliğin hepsinin kapsandığı bir görüşme oldu. Dolayısıyla her şeyi görüştük.

BERBEROĞLU’NUN VEKİLLİĞİ ÇALINDI, MİLLET İRADESİ GASP EDİLDİ: Milletin seçtiği Enis Berberoğlu’nun milletvekilliği çalındı. Milli irade gasp edildi. Bunu biz demiyoruz, Anayasa Mahkemesi diyor. Hem de bir de değil, iki kere diyor. Oy çokluğuyla da değil, oy birliğiyle diyor. Yaşanan bu sorun, sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin sorunu değildir. Bu sorun demokrasimizin sorunudur. İhlal edilen millet iradesidir. İhlal edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin hukukudur. İhlal edilen temel hak ve hürriyetlerdir. Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı, tarihe mal olmuş bir karardır. Ne diyor Anayasa Mahkemesi? “Hukuk devleti retorikten, yani sözden ibaret değildir” diyor. Bizler Türkiye Cumhuriyeti’ni, gerçek demokrasiyle taçlandırmaya kararlıyız. Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrasiye inanan tüm dostlarıyla beraber bunu başaracaktır. Milletimiz; aşını, işini, geleceğini, hayallerini ve gülüşünü çalan bu siyasi hırsızlık rejiminin ve müelliflerinin tasdiknamesini, sandıkta ellerine tutuşturacaktır. Yerlerini gösterecek, evlerine gönderecektir. Çünkü milletimiz bunların ne olduğunu gördü. Artık sabırsızlıkla sandığın önüne gelmesini bekliyor.  

HÜR BASINA SALDIRIYI LANETLİYORUZ: (KRT TV programcısı Osman Güdül’e yapılan saldırı) Bu ülkede ana muhalefet partisinin liderine linç girişiminde bulunuldu. Yine son dönemde siyasetçilere, gazetecilere saldırmak yol olmuş. Tüm bu olaylarda İçişleri Bakanı’nın yanlı bakışı bu gidişi yüreklendiriyor. Ülkedeki ağır iklim demokrasimize pusu kurmak isteyenleri cesaretlendiriyor. Biz hür basına, fikir ve ifade özgürlüğüne uzatılan her eli çok net şekilde kınarız lanetleriz. Bu saldırıyı da lanetliyoruz.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.