DOLAR 13,4511
EURO 15,3077
ALTIN 768,80
BIST 1.857
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 8°C
Az Bulutlu
Ankara
8°C
Az Bulutlu
Cum 13°C
Cts 10°C
Paz 12°C
Pts 13°C

SAĞKAN: ANKARA’DA İKİ NOLU BAROYA DESTEK VERMEYEN KAMU AVUKATLARI SÜRGÜN İLE TEHDİT EDİLİYOR

Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan, başkentte ikinci baro kurulmasına destek vermeyen kamu avukatlarının sürgünle tehdit edildiğini ifade ederek, “Taşraya gönderme baskısı dahil olmak üzere ciddi bir mobbing noktasında Ankara’da kurulacak 2 nolu baroya geçiş dilekçeleri önlerine bırakılıyor. Aslında bu süreç baroların bölünmesinin ne anlama geldiğini ifade ediyor” dedi.

SAĞKAN: ANKARA’DA İKİ NOLU BAROYA DESTEK VERMEYEN KAMU AVUKATLARI SÜRGÜN İLE TEHDİT EDİLİYOR
03.02.2021
A+
A-

Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan, başkentte ikinci baro kurulmasına destek vermeyen kamu avukatlarının sürgünle tehdit edildiğini ifade ederek, “Taşraya gönderme baskısı dahil olmak üzere ciddi bir mobbing noktasında Ankara’da kurulacak 2 nolu baroya geçiş dilekçeleri önlerine bırakılıyor. Aslında bu süreç baroların bölünmesinin ne anlama geldiğini ifade ediyor” dedi.

AKP ve MHP’nin desteğiyle getirilen ‘çoklu baro’ için 5 binin üzerinde avukatın bulunduğu illerde 2 bin avukatın imzası ikinci baro kurulabiliyor. Ankara’da ise 2 bin imza halen bulunamadı. Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan’ın başkentteki kamu avukatlarının sürgünle tehdit edildiğini ifade ederek, “Ankara’da kamu avukatlarına baskı yapılmaya başlandı. Ankara’daki kamu avukatları bize anlattılar. ‘İmzalamazsanız, sonuçlarına katlanırsınız’ şeklinde baskıdan bahsediyoruz. Bütün bakanlıkları böyle bir baskının bulunup bulunmadığını sorduk, bazı bakanlıklar yanıt verdi. ‘Böyle bir şey yok’ dedi. Son dönemde kamu avukatları üzerinde ciddi bir baskı başladığını öğrendik. Yine aynı şekilde taşraya gönderme baskısı dahil olmak üzere ciddi bir mobbing noktasında Ankara’da kurulacak 2 nolu baroya geçiş dilekçeleri önlerine bırakılıyor. Aslında bu süreç baroların bölünmesinin ne anlama geldiğini ifade ediyor” diye konuştu.

Sağkan’ın açıklamasından satır başları şöyle:

İKİNCİ BARO KURULAMADI: Temmuz ayından bugüne geçen 7 aydan fazla süre içinde Ankara’da bir baro kurulmadı çünkü meslektaşlarımızın böyle bir ihtiyacı yok. Aslında yasanın gerekçesinin gerçeklikle bağdaşmadığı çok net ortaya konuldu. Ekim ayında tüm baroların genel kurullarını yapması gerekiyordu fakat Yüksek Seçim Kurulu bir karar verdi. ‘Siyasi partilerin genel kurullarını yapabilirler fakat barolar yapamaz’ gibi çok garip bir karar verdi. Barolar genel kurullarını yapamadılar. O zaman da söylemiştik, bu karar siyasi bir karardır. Pandemi gerekçe gösterilerek aslında 2 nolu barolar kurulma sürecini yürütmek açısından alınmış bir karardı. Daha dün iktidar partisini ilk kongrelerinde kapalı salonlardaki kalabalıkları gördük ve pandeminin mevcut halinde baroların genel kurullarının ertelenip, siyasi partilerin kongrelerini yapmaları sağlık gerekçesine dayanmıyor.

BARO BAŞKANLARININ YÜRÜYÜŞÜ SONRASI 23 AVUKATA SORUŞTURMA: Baro başkanlarının Ankara’ya girişine engel olanlar hakkında Ankara Adliyesi’nde yapacağımız suç duyurusuna meslektaşlarımızı çağırdık. Gelen meslektaşlarımızla birlikte o gün engellenen baro başkalarının suç duyurusu dilekçelerinin altına imza alarak, bu dilekçeleri savcılığa vermekten ibaret olan bir tepkimize çok ciddi polis müdahalesiyle karşılaştık. Bunu geçtiğimiz son iki gündür Boğaziçi eylemlerinde de görüyoruz. Kimse konuşmasın, kimse haklı olduğu bir konuda dahi tepkisini ortaya koymasın, tek bir ses çıksın bekleniyor. Avukatlara bunu yaptıramazsınız. O gün baro başkanlarına ve avukatlara yapılan baskının, aradan seçilen 23 avukata dönük bir soruşturmayla vücut bulduğunu gördük. 23 meslektaşımız birileri için tüm avukat toplumuna gözdağı vermek için seçilmiş kişiler olabilir ama bizler açısından onurlu meslektaşlarımızdır. Yanlarında olacağız.

YARGI REFORMUNDA ÇOKLU BARO DÜZENLEMESİDE DÖNÜŞ OLUR MU?: Bizim siyasal iktidarlardan beklentimiz, yanlış yapıldığı zaman yanlışın kabul edilip geri dönülmesidir. Ancak mevcut siyasal iktidardan bunu beklediğimizi söyleyemem. Bir yanlışı kabul etmiyorlar, haliyle de düzenleme yapmayacaklardır. Ancak şunu ifade edeyim 3-4 yıldır en az 3 sefer dillendirildi. Baktığınızda toplantı ve gösteri yürüyüşüne tahammül edemeyen, ifade hürriyetinin tamamen sınırlandırıldığı, basın özgürlüğünün yok edildi, gözaltların gözdağına dönüştüğü, tutuklamanın tedbir olmaktan çıkarıldığı noktada böyle bir anlayıştan reform bekleyemezsiniz. Bu söylediğimizin gerçek olmadığının ortaya çıkması için tek bir düzenleme yapmaları yeterli. Hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısını düzenlesinler, Adalet Bakanlığı’nın doğal başkanlığını çıkarsınlar, siyasi iktidar baskısını kaldırsınlar, hakim ve savcıları özgür bıraksınlar, bu reformdur zaten.

YENİ BİR ANAYASA’DA MESLEK KURULUŞLARI NE OLUR?: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının bağlayıcılarının tartışıldığı, tanınmadığı, Anayasa Mahkemesi kararlarının yerel mahkemeler tarafından uygulanmadığı noktada, bu ülke hukuk devleti olma vasfını tamamen kaybetmiş demektir. Bir anayasa değişikliğinden bahsetmeniz için mevcut uygulanır bir anayasanız olması gerekmektedir. Bizim Anayasamız şu anda uygulanır bir anayasa değildir. Bunun için anayasa değişikliğinden bahsedemeyiz. Bu konunun gündem değiştirmeye yönelik bir çaba.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NDE OLASI DEĞİŞİM: Türkiye Barolar Birliği, 50 yıllık çizgisini son dönemde kaybetti. Türkiye’deki hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, insan hakları mücadelesine çok ağır bir darbe vurulmuştur. Birliğin bu mücadeleden sapması savunmayı da güçsüzleştirmiş, yargı bağımsızlığının en büyük teminatı olan savunma bağımsızlığını da ciddi manada tahrip etmiştir. (Metin Feyzioğlu) Bir kişinin başarılı olup olamayacağını konuşmak istemiyorum, şunu söylemek istiyorum. Türkiye hukuk devleti çizgisine hızla ilerlemek istiyorsa Türkiye Barolar Birliği’nin bu yapıdan acil şekilde kurtulması gerekmektedir.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.