DOLAR 8,3172
EURO 10,1290
ALTIN 490,87
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 21°C
Az Bulutlu
Ankara
21°C
Az Bulutlu
Çar 25°C
Per 28°C
Cum 28°C
Cts 31°C

TABİPLER YENİ BAŞKANINI SEÇİYOR

MHP Lideri Bahçeli’nin ‘hain’ diye suçlayıp “kapatılsın çağrısında bulunduğu Türk Tabipleri Birliği Büyük Kongresi Bilkent Otel ve Konferans Merkezi’nde başladı. TTB Başkanı Sinan Adıyaman, “Salgın sürecinin ne yazık ki iyi yönetilemediğini, salgınla mücadelede adım atılırken bilimsel yöntemlerle hareket edilmediğini bunun da vaka ve ölüm sayılarının yeniden artmasına neden olduğunu gördük” dedi

26.09.2020
A+
A-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘hain’ diye suçlayıp “kapatılsın” çağrısında bulunduğu Türk Tabipleri Birliği Büyük Kongresi Bilkent Otel ve Konferans Merkezi’nde başladı. Açılış konuşmasını yapan Başkan Sinan Adıyaman, “Salgın sürecinin ne yazık ki iyi yönetilemediğini, salgınla mücadelede adım atılırken bilimsel yöntemlerle hareket edilmediğini bunun da vaka ve ölüm sayılarının yeniden artmasına neden olduğunu gördük” dedi.

Türkiye’deki 65 tabip odasından delegelerinin katılımıyla düzenlenen kongrenin yapıldığı alana, “Salgına ve savaşlara karşı mücadeleye devam” yazılı pankart asıldı. Kongre alanında koronavirüs (Kovid-19) salgınında yaşamını yitiren sağlık çalışanlarının fotoğraflarına yer verildi. Kongre, yarın (27 Eylül) yapılacak seçimlerle devam edecek.

Kongrenin açılış konuşmasını TTB Merkez Konseyi Genel Başkanı Sinan Adıyaman yaptı. Adıyaman, görev yaptığı 2 yıl 3 ayı değerlendirdiği konuşmasında, sağlıkta şiddet yasasının çıkarılması, hekimler ve sağlık çalışanların özlük hakları gibi konularda yaptıkları çalışmaları aktardı. Adıyaman, Covid-19 pandemisinin tüketim ve piyasa ve odaklı sağlık siteminin iflasını gösterdiği vurgusu yaptı. Pandemi ile mücadelede TTB’nin faaliyetlerini anlatan Adıyanan, şu ifadeleri kullandı:

“TTB olarak, kamusal sorumluluğumuz doğrultusunda Covid-19 mücadelesindeki eksikliklere, yetersizliklere ve hatalara dikkat çekmeye çalıştık. Covid-19 izleme Kurulu oluşturduk ve Türkiye’deki ilk vakanın açıklandığı tarihten bu yana aylık değerlendirmeler ve iki aylık izlem raporlarıyla sürece ilişkin bilimsel değerlendirmelerimizi, alanlarının en önde gelen uzmanları ve akademisyenlerinin katkılarıya kamuoyuna sunduk. Covid-19 ile ilgili gelişmeleri ve TTB Merkez Konseyi olarak bu konuda yaptığımız çalışmaları hızlı bir şekilde aktarmak üzere TTB web sayfası üzerinde Covid-19 sayfasını oluşturduk. “

‘HEKİMLERİN HAK ARAMA MÜCADELELERİNE DESTEK VERDİK’

Salgın ile mücadele sırasında da hekimlerin ve TTB’nin hedef alınmaya devam ettiğini vurgulayan Adıyaman şöyle dedi:

“Bir yandan da TTB’ye yönelik saldırılarla mücadele ettik. KHK’lerle ihraç edilmiş ya da güvenlik soruşturması ve arşiv taraması bahanesiyle hiçbir hakiki adli süreç işletilmeden mağdur edilen, işsiz bırakılan, eğitim hakları ellerinden alınan işyeri hekimliği sertifikaları bile verilmeyen, bu nedenle ekonomik krizi siyasi krizle çok daha ağır yaşayan hekimler sağlık çalışanları ve yakınları için hak arama mücadelesine destek verdik. Covid-19 mücadelesine yönelik mücadelemizi sağlık çalışanlarının ve toplum sağlığının korunmasını temel alarak sürdürdük.” 

‘SALGIN SÜRECİ İYİ YÖNETİLMEDİ’

TTB olarak kamusal sorumlulukları doğrultusunda Covid-19 mücadelesinde yaşanan eksiklikleri, yetersizlikleri ve hataları dile getirdiklerini belirten Adıyaman, “Bu nedenle Covid-19 sürecine dair bugün yapılacak her türlü değerlendirme ve atılacak her türlü adımın sadece bugüne değil önümüzdeki süreci de şekillendireceği inancıyla hareket ettik. Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğunu ve koordinasyonunda sürecin tüm bileşenlerinin katılımıyla ve şeffaf olarak hayata geçirilmesi gerektiğini defalarca vurguladık. Salgın sürecinin ne yazık ki iyi yönetilemediğini, salgınla mücadelede adım atılırken bilimsel yöntemlerle hareket edilmediğini bunun da vaka ve ölüm sayılarının yeniden artmasına neden olduğunu gördük” diye konuştu.

‘GÖREV SÜREM DOLDU AMA BURADAYIM’

Adıyaman konuşmasınında şunları söyledi:

“Hayatlarını kaybedeneler ve yakınları için çok acı olan bu dönemin daha büyük acılarla devam etmesi ülkemiz ve dünyamız için en az kayıpla sonlandırılabilmesi için bilim ve aklın yolundan ayrılmadan çalışmaya devam edeceğiz. Salgın alanında yaşanılan tüm sorunlara karşı sağlık çalışanlarının, sağlık haklarına yönelik her türlü saldırıya karşı mücadelemiz devam edecek. Kovid-19 pandemisinin yaşandığı bir ülkede başta hekimler olmak üzere bütün sağlık çalışanlarının sözü, sesi, çığlığı olmaya başardığımızı umuyorum. Görev sürem doldu ama buradayım, yanı başınızda ve omuz başınızda olmaya devam edeceğim.”

BÜLENT NAZIM YILMAZ: 2019’DA 1042 HEKİM YURTDIŞINDA ÇALIŞMAK İÇİN BELGE İSTEDİ

Kongrede ayrıca, TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Bülent Nazım Yılmaz, faaliyet raporunu sundu.

TTB’nin yurt dışında çalışmak isteyen hekimlere iyi hal belgesi düzenlediğini hatırlatarak, yurtdışına çıkmak için TTB’ye başvuran genç doktorların sayısındaki artışa dikkat çeken Yılmaz, “Genç hekimlere iyi hal belgesi veriyor. Şu tabloya bakın ki 2019 yılında 1042 arkadaşımız TTB’den yurt dışında asistanlık yapmak çalışmak için belge istemiş. Yaklaşık dört tıp fakültesi mezununu birden hiç kaygılanmadan kuşkuya kapılmadan sıradan bir olaymış gibi yurt dışına gönderiyoruz ve onlar bizden belge istiyor. Eylül ayı itibariyle yaklaşık yaklaşık 700 arkadaşımız yurt dışına çalışmak için belge istemiş. Hem de Covid-19 salgın sürecinden TTB’den iyi hal belgesi almaya çalışmışlar” diye konuştu.

‘12 EYLÜL’DEN DAHA KÖTÜ POZİSYONDAYIZ’

12 Eylül askeri darbesi ile TTB’nin kapatıldığını hatırlatan Yılmaz, TTB’nin tekrar kapatılması ile ilgili çağrılara ilişkin şunları kaydetti: “Türkiye’de 40 yıl içerisinde anti demokratik uygulamaların barışa uzanan kışkırtıcı elin, özgürlüklerimizi kısıtlayan o gücün biraz olsun hafiflediğini söyleyebilir miyiz? 12 Eylül’de örgütümüz kapatılmıştı. Bundan 40 yıl sonra örgütümüze yine aynı tehdit yapılıyor Covid-19 salgın sürecinde. 100’ün üzerinde sağlık emekçisinin yaşamını yitirdiği ortamda. Böyle bir ortamda faaliyetleri hep birlikte yürütmeye çalıştık.  Sağlık ve yaşam hakkı ihlalleri açısından, o günden daha kötü bir pozisyondayız. Bu çerçevede kaybettiklerimizi anmadan geçemeyiz. Bütün mücadelemizi toplumun hekimlerin yaşamlarını kolaylaştırmak onların yaşam ve sağlık haklarını savunmak üzerineydi.”

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde, 14 Haziran 2018’de seçimler öncesi yaşanan ve 4 kişinin yaşamını yitirdiği çatışmanın ardından sağlık emekçilerine uygulanan şiddeti hatırlatan Yılmaz, “Urfa buluşması tarihsel bir buluşmadır. 24 Haziran seçimleri öncesinde bir milletvekili adayının bir aileyi hedef alarak yaptığı katliamla yetinmeyip Suruç Devlet Hastanesi’nde bir katliama girişmesi unutulmaması gereken bir ibret hikayesidir. Biz de 22 Haziran’da oradaydık. O sürece kadar kimseyi almadılar o hastanenin sınırlarına, biz oradaydık” dedi. Yılmaz ayrıca, Manisa’daki Vestel fabrikasına ilişkin Covid-19 raporunun önemli olduğunu söyleyerek Manisa Tabip Odası’na ve raporu hazırlayan hekimlere teşekkür etti.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.