DOLAR 8,5213
EURO 10,1036
ALTIN 494,42
BIST 1.432
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 37°C
Sıcak
Ankara
37°C
Sıcak
Cts 32°C
Paz 29°C
Pts 28°C
Sal 30°C

TMMOB: İKLİM KRİZİ İLE BAŞ EDEBİLMEK İÇİN BİLİMİN SESİNE KULAK VERİLSİN

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, “Yanlış su yönetimi, suların ticarileştirilmesi ve HES politikaları sonlandırılmalıdır” çağrısı yaptı. Su ve iklim krizi ile baş edebilmek için bilim insanlarına kulak verilmesi gerektiğini söyleyen Koramaz, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı onaylaması gerektiğine dikkat çekti.

TMMOB: İKLİM KRİZİ İLE BAŞ EDEBİLMEK İÇİN BİLİMİN SESİNE KULAK VERİLSİN
22.03.2021
31
A+
A-

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, “Yanlış su yönetimi, suların ticarileştirilmesi ve HES politikaları sonlandırılmalıdır” çağrısı yaptı. Su ve iklim krizi ile baş edebilmek için bilim insanlarına kulak verilmesi gerektiğini söyleyen Koramaz, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı onaylaması gerektiğine dikkat çekti.

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz “22 Mart Dünya Su Günü” ve “23 Mart Dünya Meteoroloji Günü” ile ilgili açıklamasında, su ve iklim krizine dikkat çekti. “Su, İklim Değişikliği, Kuraklık ve Doğa Kaynaklı Afetler konusunda farkındalığı geliştirmek amacıyla, Birleşmiş Milletler tarafından, 22 Mart Dünya Su Günü, 23 Mart ise Dünya Meteoroloji Günü olarak ilan edilmiştir” diyen Koramaz, bu iki günün de dünyada giderek büyüyen su ve iklim krizine dikkat çektiğini vurguladı.

Koramaz’ın yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“SU KAYNAKLARININ TALANI BÜYÜK BİR TEHDİT”

“İklim değişikliğinin etkilerinin yanı sıra su kaynaklarının kamu yararı gözetmeyen ve geleceği öngörmeyen plansız kullanımı, kirletilmesi ve talanı büyük bir tehdit olarak karşımızda durmaktadır. Su, toprak ve gıda güvenliği ile gıda güvencesi büyük bir bütünün ayrılmaz parçalarını oluşturmaktadırlar. Tek tek her birinde atılacak olumlu adımlar, tümünü olumlu etkileyeceği gibi herhangi birinde yaşanacak olumsuzluklar diğerini de etkileyecektir.”

“TARIM VE GIDA SEKTÖRÜ SU KİRLİLİĞİNİN MAĞDURU OLDUĞU KADAR SORUMLUSU”

“Tarım ve gıda sektörü susuzluğun, su kirliliğinin mağduru olduğu kadar bir yanıyla da sorumlusudur da. Tarımda sınır aşan pestisit kullanımı, doğal olsun kimyasal olsun yanlış gübre kullanımı su kaynaklarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle tarım ve gıda sektörüne bir an evvel kamucu bakışla yaklaşmak; atık ve gübreleri değerlendirerek su kaynaklarını koruyacak yatırımları kamu eliyle ve bir an evvel yapmak önemli ve vazgeçilmez bir adımdır.”

İKLİM KRİZİ İLE MÜCADELE İÇİN ATILACAK 12 ADIM

Türkiye’de iklim krizine karşı atılacak adımlara işaret eden Koramaz, acil olarak yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“- Yanlış su yönetimi, suların ticarileştirilmesi ve HES politikaları sonlandırılmalıdır.

 Dere yataklarının acilen rehabilite edilmesi, üzerlerindeki yapıların kaldırılması, servis yolları ve yeşil alanların oluşturulması ve tekrar yapılaşmaya açılmaması için anayasal koruma sağlanmalıdır.

 Büyükşehirler başta olmak üzere, tüm yerleşim birimlerinde ayrık sistem kanalizasyon altyapısı oluşturulması için yerel yönetimlere yeterli kaynak ayrılmalıdır.

 Atık suların uygun yöntemlerle arıtılarak yeniden kullanılması sağlanmalıdır.

 Su ihtiyacını karşılamak amacıyla yeraltı sularının izinsiz olarak kullanılmaması için gerekli denetim ve çalışmalar yapılmalıdır.

 Türkiye’nin de imzacısı olduğu, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi, Ramsar (Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar) Sözleşmesi ve Avrupa Peyzaj Sözleşmesi gibi uluslararası sözleşmeler uygulanmalıdır.

 Paris İklim Anlaşması onaylanarak, sera gazı emisyonları kademeli olarak azaltmalıdır.

 Evsel, endüstriyel ve kamusal hizmet alanlarında tüketilen su oranları izlenerek tasarruf bir zorunluluk haline getirilmelidir.

 Tarımsal üretimde doğru sulama teknikleri kullanma zorunluluğu getirilmelidir.

 Tüm kalkınma ve imar plan ve programları, toplum yararı ve sosyal devlet anlayışıyla bilim insanlarının, meslek odalarının, akademik kuruluşların ve tüm ilgili kesimlerin koordinasyonu ve iş birliği sağlanarak hazırlanmalıdır.

 Tüm uyarılarımıza rağmen, içilebilir su kaynaklarımızın tükenmesine ve doğal afet kaynaklı yıkımların artmasına sebep olan merkezi ve yerel yönetim politikalarında ısrar edilmektedir. Canlı yaşamını ve çevreyi yok sayan rant politikalarına bağlı doğa katliamları devam ettikçe, afetlerin engellenmesi mümkün değildir.

 Yüz yüze olduğumuz su ve iklim krizi ile baş edebilmemiz için bilimin, bilim insanlarının ve meslek örgütlerinin sesine kulak verilmelidir. Daha geç olmadan, bu çağrımıza kulak verin.”


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.