DOLAR 13,8250
EURO 15,6207
ALTIN 790,25
BIST 1.927
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 14°C
Sağanak Yağışlı
Ankara
14°C
Sağanak Yağışlı
Çar 9°C
Per 9°C
Cum 13°C
Cts 14°C

UĞUR MUMCU’NUN ‘SAKINCALI PİYADE’ MEKTUPLARI: “CEZAEVİ DUVARLARI TURNUSOL KAĞITLARI GİBİ”

ANKA, 28 yıl önce katledilen Uğur Mumcu’nun ‘Sakıncalı Piyade’ olduğu döneme ait mektupları yayımlıyor. 1972-73 yıllarına ait mektupta Mumcu, Mamak Askeri Cezaevi’nde avukatı Emin Değer’e yazdığı mektuplarda, “Cezaevi duvarları ‘turnusol’ kağıtları gibi. Herkesin rengini ve kişiliğini ortaya koyuyor” diyor.

24.01.2021
A+
A-

ANKA, 28 yıl önce katledilen Uğur Mumcu’nun ‘Sakıncalı Piyade’ olduğu döneme ait mektupları yayımlıyor. Mumcu, 1972-73 yıllarında Mamak Askeri Cezaevi’nden avukatı Emin Değer’e yazdığı mektuplarda, “Bunca yıl yazı yazdım. 12 Marttan önce ve sonra, en kritik günlerde çeşitli yazılar yayınladım. Bunlardan hiçbiri için, 142 ile dava açılmadı da şimdi birkaç kişinin kasıtlı ihbarlarıyla tutuklandım. Bende buna üzülüyorum” diyor. Mumcu’nun, 47 yıl önce kaleme aldığı mektubunda, “Sadece kendimi değil Atatürkçü düşüncenin aydınlığına inananlar içinde üzüldüm. Sadece beni değil, Kemalizmin ulusçu, halkçı ve bağımsızlık ilkelerini de savunduğunuzu biliyorum. Belki size rahatlık verende bu” ifadesi dikkat çekiyor. 

İşte Gazeteci- Yazar Uğur Mumcu’nun, 14 Haziran 2018’de yaşamını yitiren avukatı Emin Değer’e yazığı mektuplar…

CEZAEVİ DUVARLARI TURNUSOL KAĞITLARI GİBİ 

                                                                                                                                                                 ” 8 NİSAN 1972

                                                                                                                                                                 ‘Mamak Tutukevi’

Merhaba Emin ağabey…

Davamı kabul ettiğinizi dün akşam öğrenebildim. Şimdiden teşekkürler. Dostlar, ancak böyle günlerde belli oluyor. Cezaevi duvarları ‘turnusol’ kağıtları gibi. Herkesin rengini ve kişiliğini ortaya koyuyor.

Henüz hangi madde ile suçlandığımızı öğrenemedik. Önce Mahkemeye hep birlikte çıktığımız için, maddeleri hep birlikte sıraladı. Sonra Adil ile benim için 141/1 ve 312’den söz edildi. Dün ablam, 142’den dava açılacağını söyledi. Her neyse…

Bunların hepsi, ülkü ocaklarının ihbarları. Bir tane de kendi kafalarında öğretim üyesi de bulmuş olabilirler. Onlar da ‘vakıa’ değil, ancak hakkımdaki kişisel görüşlerini açıklayabilirler.

Tutuklama müzakeresinin geri alınması yolundaki itirazım reddolundu. Bu normal. Ben, duruşmaya kadar bir sonuç beklemiyorum. Bütün arzum bir an önce iddianameyi alıp, sorguya hazırlamak. Eninde sonunda ihbarları birlikte çürütürüz.

Bunca yıl yazı yazdım. 12 Marttan önce ve sonra, en kritik günlerde çeşitli yazılar yayınladım. Bunlardan hiçbiri için, 142 ile dava açılmadı da şimdi birkaç kişinin kasıtlı ihbarlarıyla tutuklandım. Ben de buna üzülüyorum.

Benim için, fakülte önemli değildi. Çünkü, kamuoyuna seslenme olanaklarına sahiptim. Elimden geldiği kadar, fakülte içindeki silahlı çatışmalara engel olmaya çalıştım. İşte sonucu…

Size bazı notlar yolluyorum. Tahliye dilekçesinde belki yararlı olur. Birde burada görüşebilirsek, konuyu daha iyi değerlendirebiliriz.

‘Tutukevinden’ sayılar ve sevgiler…”

DUYGU VE DÜŞÜNCENİN DÜĞÜMLENDİĞİ GÜÇ GÜNLER

                                                                                                                                                                             “28 Nisan 73

Merhaba Emin Ağabey,

Savunmamız biraz önce elime geçti. Yani siz Yargıtay’da savunmayı bitirdiğiniz saatlerde.

Bugünlerin avukatlığı kadar dostluğu da önemli. Siz hem avukat hem de bir dost olarak ‘emin’ ve ‘değer’li olduğunuzu çoktan kanıtlamıştınız. Savunmanızı okurken avukatlığınızı ve dostluğunuzu yüreğimde ve aklımda yeni baştan tarttım. Duygu ve düşüncenin düğümlendiği bu güç günlerde, katkı ve yardımlarınız için teşekkür kelimesi bulmak bile güç. Sağ olun…

Savunmanızın son sayfasını okurken, sadece kendimi değil Atatürkçü düşüncenin aydınlığına inananlar içinde üzüldüm. Sadece beni değil, Kemalizmin ulusçu, halkçı ve bağımsızlık ilkelerini de savunduğunuzu biliyorum. Belki size rahatlık verende bu.

Bundan sonraki gelişmeler ne olursa olsun geleceğe umutla bakıyorum. Saygı ve teşekkürlerimi sunarım.

Alacakaptan ve Bozer’in saygılarını da iletiyorum.”


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.